Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından İlkay Kanar, yaklaşık üç on yılı bulan sanat serüveninde hat sanatının perde arkasında kalan incelikleri anlattı. 67 farklı yazı stiline hâkim olan usta hattat, bu kadim sanatın yalnızca estetik bir uğraş olmadığını vurgulayarak, “Hattatlıkta icazet sadece kaleme değil, insanın karakterine verilir” dedi.
Bir kağıdın sabırla dönüşümü
Hat sanatında kullanılan malzemelerin tamamen doğal yöntemlerle hazırlandığını belirten Kanar, sıradan bir kağıdın yazıya uygun hale gelmesinin uzun ve zahmetli bir süreç gerektirdiğini ifade etti. Asitsiz kağıtların çay, kahve ve bitki özleriyle eskitildiğini, ardından nişasta, yumurta akı ve şap karışımıyla “ahar” işlemi uygulandığını anlatan Kanar, bu işlemlerin ardından kağıdın en az bir yıl dinlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Çok mürekkep yaladım” deyiminin aslı
Günlük dilde sıkça kullanılan “çok mürekkep yaladım” sözünün sanıldığı gibi övünç değil, bir özeleştiri anlamı taşıdığını dile getiren Kanar, hat sanatındaki hataların böyle giderildiğini belirtti. Yazı sırasında kağıda damlayan mürekkebin kimyasal kullanılmadan, doğrudan dil ile temizlendiğini ifade eden Kanar, bu yüzden deyimin “çok hata yaptım” anlamına geldiğini söyledi.
Zikirle yoğrulan mürekkep
Eski hattatların mürekkebi de kendi elleriyle hazırladığını anlatan Kanar, duman isinin arap zamkı ve zemzem suyuyla karıştırılarak havanlarda dövüldüğünü belirtti. Her darbenin bir zikirle eşlik ettiğini ifade eden usta hattat, yaklaşık 20 bin tokmak darbesiyle elde edilen mürekkebin yüzyıllarca dayanabildiğini söyledi.
Kalem yongaları bir vasiyet gibi
Hat sanatının en dikkat çeken geleneklerinden birinin de kalem yongaları olduğunu belirten Kanar, yıllardır biriktirdiği bu küçük parçaların derin bir anlam taşıdığını dile getirdi. Hattatlar vefat ettiğinde bu yongaların, naaşın yıkanacağı suyu ısıtmak için kullanıldığını belirten Kanar, “Masamızda duran bu yongalar bize ölümü, dürüstlüğü ve doğru yaşamayı hatırlatır” dedi.
Sanat yolculuğunu sabır ve edep üzerine kurduğunu ifade eden Kanar, hat sanatının yalnızca kağıda dökülen bir yazı değil, aynı zamanda insanı olgunlaştıran manevi bir süreç olduğunu sözlerine ekledi.