İzmir'de Son Dakika

AK Paritli Çankırı’dan Tugay’a : Korkulu rüyası haline geldik

Çiğli Atıksu Artıma Tesisi’nde hayatını kaybeden Sabri Kılınç olayı ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın eleştirilerine yanıt verdi. 
AK Paritli Çankırı’dan Tugay’a : Korkulu rüyası haline geldik
Haberler / Güncel
17 Nisan 2026 Cuma 13:21

CEMRE YUVARLAK/EGELİ GAZETE- Çiğli Atıksu Artıma Tesisi’nde hayatını kaybeden Sabri Kılınç olayı ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın eleştirilerine yanıt verdi. 

CEMİL BEYİN KORKULU RÜYASI OLDUK
Çankırı, “ Bu saygısız sevgisiz ve üslubunu kaçırmış siyasetin artık İzmir’de on bulmasını diliyorum. Cemil bey artık bu konuyu abarttı. Kendisinin korkulu rüyası haline geldik. Her gün hatalar yapılıyor. Bu hatalar insanların canına mal olmamalı. Bizler izmirde yaşarken işçi kardeşlerimiz İzmir’e yağmur yağacağını biliyor ne yaptınız? 2 yılda hepinizin karnesi çıktı oraya ne yaptınız? Siz yerel yönetimler olarak üstünüze düşen neyi yerine getirdiniz. Biz yol gösterdiğimizde kalkıp kadraja giriliyor. Onlar tarafından bazı şeylerin engellenmeye çalışıldığı ortada. Biz siyaset yapıyoruz. Türkiye’nin dört tarafında yapılanları anlatıyoruz. İzmir göz bebeğimiz. İzmir fuar şehri ve bu şehri sahip çıkılması lazım. Herhangi bir ulaşım yok burada. 

“KEMERALTI ESNAFI DÜKKANLARI KAPATMAK ZORUNDA KALDI”
Sorulan soruların cevabı yok ve bu sorun özellikle otopark meselesiyle birlikte başladı. Bugün gelinen noktada Kemeraltı esnafı dükkânlarını kapatmak zorunda kaldı. Kemeraltı esnafı zaten sınırlı kazançla ayakta durmaya çalışıyor; buna rağmen dükkân kapatıyorsa bu ciddi bir sorunun göstergesidir. Çünkü insanlar artık mecbur kaldıkları için bu tepkiyi veriyor. Bu durum, insanların doğrudan geleceğiyle oynandığını gösteriyor. Biz o dönemde kendisine defalarca çağrıda bulunduk, ‘gelin masaya oturalım’ dedik. Ben bir buçuk yıl boyunca bu konunun takipçisi oldum ama bir buçuk yıl boyunca kimse masaya gelmedi. Eğer o gün bu süreç başlatılmış olsaydı, bugün güçlendirme çalışmaları çoktan başlamış olurdu ve insanlar ne bu noktaya gelirdi ne de bu tür eylemler yapmak zorunda kalırdı.

“İZMİR’İ CEZALANDIRIYORSUNUZ”
Aynı durum kentsel dönüşümde de yaşanıyor. Dün Uzundere’de kentsel dönüşüm mağdurlarına verilen cevaplar ortada. Bu şehirde açılmadık dava bırakılmadı. Şu an 13 mahalle kentsel dönüşüm bekliyor ve her seferinde açılan davalarla süreç durduruluyor. Buca Cezaevi konusunda da aynı şey yaşanıyor; planlar sürekli iptal ediliyor. Ben şunu soruyorum: Siz kimi cezalandırıyorsunuz? Aslında İzmir’i cezalandırıyorsunuz.

“GÖSTERİLERİ FESTİVALLERİ BIRAKIN İŞİNİZE ODAKLANIN”
Sahada sürekli vatandaşla temas eden biri olarak şunu çok net görüyorum; İzmir halkı bu durumun farkında. Bu süreçlerin yerel yönetim kaynaklı olduğunu insanlar açıkça görüyor. Artık bu işin başlangıç noktası geride kaldı. Bu tür tartışmaları, gösterileri, festivalleri bir kenara bırakıp herkesin işine odaklanması gerekiyor. İşlerine odaklandıkları takdirde, kalan süre içinde bu şehir için hâlâ olumlu işler yapma şansları olduğunu düşünüyorum.

“GERÇEKLER YETERİNCE YANSITILMADI”
Öte yandan aileyi bu tartışmaların, komplo teorilerinin içine çekmek son derece yanlış. İnsanlar zaten büyük bir acı yaşıyor. Böyle bir acının içinde olan bir aileyi bu şekilde tartışmanın içine dahil etmek doğru değil. Gidip aileye sorsunlar. Aileyi farklı televizyon kanallarının aradığını, yaşadıklarını anlattıklarını biliyoruz. Ama buna rağmen gerçekler yeterince yansıtılmadı.

HERKES GİDİP O AİLEYİ DİNLEMELİ 
Ben o aileyi olaydan bir hafta sonra sadece başsağlığı dilemek için ziyaret ettim. Zaten sürekli gittiğim, ziyaret ettiğim mahallelerden biri. Bu ziyaretin farklı şekilde yorumlanmasını doğru bulmuyorum. Herkes gidip o aileyi dinlemeli. Hatta buradan çağrı yapıyorum; gelin hep birlikte o aileyi ziyaret edelim.

“AİLE YALNIZDI"
O gün orada kim vardı? Bir milletvekili mi vardı, bir ilçe başkanı mı vardı? Aslında olması gereken hiç kimse yoktu. O aile yalnızdı. Kendi imkânlarıyla, büyük bir acı içinde süreci yönetmeye çalıştı. Böyle bir durumda insanların bu aileyi hedef alması ya da itham etmesi kabul edilebilir değil. Bu hem vicdani değil hem de insani değil.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika