İzmir'de Son Dakika

Bolu Otel faciasında 8 yakınını kaybeden Gültekin'den Turizm Bakanı'na istifa çağrısı

Kartalkaya’daki otel yangınında oğulları Bilal ve Enes Gültekin, kızı Rümeysa Gültekin, gelini Sena Gültekin ve dört torunu olmak üzere toplam 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, birinci yıl anmasında sert açıklamalarda bulundu.
Bolu Otel faciasında 8 yakınını kaybeden Gültekin'den Turizm Bakanı'na istifa çağrısı
Haberler / Türkiye
21 Ocak 2026 Çarşamba 11:03

Kartalkaya’daki otel yangınında oğulları Bilal ve Enes Gültekin, kızı Rümeysa Gültekin, gelini Sena Gültekin ve dört torunu olmak üzere toplam 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, birinci yıl anmasında sert açıklamalarda bulundu. 

“BİRİNCİ DERECE SORUMLU TURİZM BAKANLIĞI”

Gültekin, savcılık tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna dikkat çekerek, yangında birinci derece sorumluluğun Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait olduğunun açıkça ortaya konduğunu söyledi. Aradan bir yıl geçmesine rağmen herhangi bir siyasi sorumluluk alınmadığını vurgulayan Gültekin, şu ifadeleri kullandı:

“Arkadaşlar, Türkiye bir hukuk devleti. Türkiye'nin bir hukuk devleti olmasını istiyoruz. Bakın, bu olayın üzerinden tam bir yıl geçti. Olaydan hemen sonra düzenlenen bilirkişi raporunda; bu olayda birinci derece sorumlu olanlardan bir tanesinin, belki de en önemli sorumlunun Turizm Bakanlığı olduğu net bir şekilde ortaya kondu. Bir yıldan beri bu Turizm Bakanı görevde. Bir yıldan beri susuyoruz, sabrediyoruz ama bizim sabrımız tükendi.”

“VİCDAN SAHİBİ AK PARTİLİLERE SESLENİYORUM”

Gültekin, Meclis’te ve komisyonlarda sessiz kalındığını belirterek AK Partili milletvekillerine de çağrıda bulundu:

“Ben buradan vicdan sahibi AK Partililere seslenmek istiyorum. Turizm Bakanlığı bütçesi görüşülürken gerek Adalet Komisyonu'nda gerek Meclis kürsüsünde bir taneniz bile çıkıp ‘Sorumlusun, istifa et’ niye demediniz? Bu hayat çok fani. Benim 40 yıllık yuvam 40 dakikada yok oldu. Bu koltuklar gidecek. Niye susuyorsunuz?”

“YAŞADIĞIM SÜRECE BU 78 CANIN ELİ YAKASINDA”

Turizm Bakanı’na yönelik sözlerini sertleştiren Gültekin, acının hâlâ ilk günkü gibi taze olduğunu vurguladı:

“Kapalı kapılar ardında yanıma gelip ‘Her şey yapılacak’ deyip bir yıldır bu Turizm Bakanı fink atıyor. Fütursuzca, ahlaksızca, merhametsizce, vicdansızca… İki tane de çocuğu var onun. Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyorum: Yaşadığım sürece bu 78 canın eli yakasındadır. Biz bu acıdan vazgeçmeyeceğiz.”

“BODRUM KIYILARINDA ELİNDE VİSKİ ŞİŞESİYLE…”

Gültekin, sorumluların yaşamlarına devam etmesine isyan ederek şunları söyledi:

“Ben sekiz evladımın mezarına her sabah, her akşam gidiyorum. Bir yıl boyunca hiç aksatmadım. Biz her gün bu acıyı yaşarken, birinci derece sorumlu Turizm Bakanı Bodrum kıyılarında elinde viski şişesiyle fink atacak, acımızı paylaşmayacak. Hakkımı helal etmiyorum; ne bu dünyada ne öbür dünyada.”

GENÇBAY: “BU BİR ORGANİZE KÖTÜLÜKTÜ”

Yangında tıp öğrencisi oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay da süreci “iyilerle kötülerin mücadelesi” olarak tanımladı. Oğlunun, içeride kalanları kurtarmak için tekrar otele girdiğini belirten Gençbay, işletme sahiplerinin kimseyi uyarmadan otelden kaçtığını ve bunun mahkeme kararıyla da sabit olduğunu söyledi.

Gençbay, bilirkişi raporunun Turizm Bakanlığı’nın denetim ve gözetim sorumluluğunu açıkça ortaya koymasına rağmen, ilk günden itibaren kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını savunarak, bunun yargıyı etkilemeye yönelik bir tutum olduğunu ifade etti.

AİLELERİN TALEBİ NET: TÜM SORUMLULAR YARGILANSIN

Ceza davasında otel yetkilileri hakkında ağır cezalar verilmesine rağmen, denetimden sorumlu kamu görevlilerinin yargılanmaması tartışmaları sürüyor. Aileler, “Kartalkaya adaleti” olarak anılan mahkeme kararının korunmasını, ancak siyasi ve idari sorumluların da yargı önüne çıkarılmasını istiyor.

Bir yıl geçmesine rağmen acının azalmadığını vurgulayan aileler, tek beklentilerinin adaletin eksiksiz sağlanması ve benzer faciaların bir daha yaşanmaması olduğunu dile getiriyor.

NELER OLMUŞTU?

Kamu görevlilerinin sorumluluğuna yönelik tartışmalar da bitmedi. Ceza davasında otel yetkilileri ceza alsa da acılı aileler, denetim ile mükellef kamu personellerinin yargılanmamasına sık sık tepki gösterdi.

Facia, dünya tarihinin en fazla can kaybı yaşanan otel yangınlarından biri olarak kayda geçti.

Yangının ardından bir günlük ulusal yas ilan edildi, TBMM’de araştırma komisyonu kuruldu ve geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Yangının birinci yıl dönümünde, facianın başladığı saat olan 03.17' e otelin önünde anma töreni düzenlendi. Sıfırın altında 15 derecelik soğukta toplanan aileler, hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını ve isimlerini taşıyan pankartlar astı, karanfiller bıraktı, mumlar yaktı ve dilek balonları uçurdu. Otelin cephesine 78 kişinin ismi lazerle yansıtıldı. Tören boyunca aileler birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü.

Yakınlarını kaybeden aileler, bir yıldır “yaşayan ölüler” gibi hissettiklerini söyledi. Eşini ve kızını kaybeden Rıfat Doğan, “Hayat devam ediyor belki ama biz yaşayan ölüleriz” dedi. Oğlunu kaybeden Eray Mercan, oğlunun kıyafetlerini giyerek anmaya geldiğini, onunla yaşamaya devam etmeye çalıştığını anlattı. Serpil Gençbay ise her gecenin kabus gibi geçtiğini, sorumluların tamamının cezalandırılmasını istediklerini söyledi.

Yangında oğlunu, içeride kalanları kurtarmak için tekrar otele girerken kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, yaşananları “organize bir kötülük” olarak tanımladı. Basit bir yangının ihmaller, hatalar ve kasıtlarla büyük bir faciaya dönüştüğünü söyledi. Adalete tutunduklarını, verilen mahkeme kararının toplum vicdanında karşılık bulduğunu ve “Kartalkaya adaleti” diye anılmaya başlandığını vurguladı. Ancak bazı kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesini eleştirdi, bu kişilerin görevden alınmasını talep ettiklerini ama olumlu yanıt alamadıklarını açıkladı.

Faciayla ilgili dava 7 Temmuz’da başladı, 31 Ekim’de karar çıktı. Bilirkişi raporları, yangına çok sayıda ihmalin yol açtığını ortaya koydu. Otel sahibi Halit Ergül’ün de aralarında olduğu 11 sanık, 34 çocuğun ölümü için 34’er kez ağırlaştırılmış müebbet, 44 yetişkinin ölümü için ise 44’er kez 24 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Diğer bazı sanıklara “bilinçli taksir” suçundan 12 ila 22 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi, bazı sanıklar ise beraat etti.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı sanıklar için verilen “olası kast” cezalarını ağır bularak kararı istinafa taşıdı ve daha hafif suçlardan cezalandırılmalarını talep etti. Bu durum, ailelerin tepkisine yol açtı. Aileler, verilen kararın toplum vicdanında kabul gördüğünü, bu kararın zedelenmemesi gerektiğini savundu.

Ana dava sonuçlanmış olsa da, özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi kurumlarda görevli bazı yetkililerle ilgili soruşturmalar sürüyor. Aileler, tüm sorumluların yargılanması ve cezalandırılması için hukuk mücadelesini devam ettiriyor. Bir yıl sonra bile acının azalmadığını söyleyen aileler, tek tesellilerinin adaletin yerini bulması ve benzer faciaların bir daha yaşanmaması olduğunu vurguluyor.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika