İzmir'de Son Dakika

Buca’nın Meknsal Hafızası ve Gelecek İmtihanı (3)

Güney Planları: Buca’nın Kurtuluş Reçetesi mi, Yeni Bir Rant Kapısı mı?
Buca’nın Meknsal Hafızası ve Gelecek İmtihanı (3)
Haberler / Güncel
26 Mayıs 2026 Salı 15:12

Güney Planları: Buca’nın Kurtuluş Reçetesi mi, Yeni Bir Rant Kapısı mı?

Buca’nın kentsel hafızasını ve fiziki yapısını yeniden şekillendirmek üzere nisan ayı itibarıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde onaylanan ve yasal askı süreçleri devam eden Buca Güney Planlama Bölgesi (1. Etap) İmar Planları, ilçenin geleceği adına en kritik virajdır.

Yaklaşık 580 hektarlık devasa bir alanı kapsayan bu planlama revizyonu, her ne kadar mecliste muhalefet kanadından "sahada uygulanabilirliği düşük" eleştirileri alsa da, teknik içeriği bakımından geçmiş 38 yılın hatalarını tedavi etme iddiası taşıyor.

Bu planı geçmişteki başarısız ıslah planlarından ayıran en büyük özellik "Ada Bazı Zorunluluğu “dur. Plan, bireysel parsel bazında inşaat yapma devrini kapatıyor ve mülk sahiplerini minimum 3.000 ila 5.000 metrekarelik büyük adalarda birleşmeye zorluyor.

Bunun şehircilikteki karşılığı şudur: Yıllardır bütçesi yetersiz olduğu için kamulaştırma yapamayan, bu yüzden okul ve park açamayan belediye, bu kez İmar Kanunu’nun 18. maddesini son sınırına kadar uygulayacak. Bu büyük imar adaları birleşirken, arsalardan %45’e varan Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisi yapılacak. Belediye, bütçesinden tek bir kuruş çıkarmadan, bu kesilen paylarla geniş bulvarlar, kreşler, okul alanları ve parklar inşa edecek.

Üstelik bu plan, dünyada hava kirliliğinde üst sıralarda yer alan, ani yağışlarda sel felaketleriyle boğuşan Buca için hayati "sürdürülebilirlik" maddeleri içeriyor. Planda açılması öngörülen 60 metrelik geniş bulvarlar sadece araçlar için değil, denizden gelen İmbat rüzgârının içeri sızmasını sağlayacak "Kentsel Rüzgâr Koridorları"olarak tasarlandı. Ayrıca yeni imar adalarında yağmur suyu hasadı (Mavi Zırh) ve çatı üstü güneş enerjisi (GES) sistemleri gibi modern akıllı kent enstrümanları yasal birer zorunluluk olarak yer alıyor.

Ancak tam bu iyimser tabloya odaklanmışken, kentin kalbindeki eski Buca Cezaevi arazisinde yaşananlar, içimizdeki o tanıdık kuşkuyu yeniden uyandırıyor. Alanın donatı dengesinin konut ve ticaret lehine bozulmasına yönelik niyetler ve askı sürecindeki yasal itirazlar, bize sistemin eski alışkanlıklarının pusuda beklediğini gösteriyor.

Peki, bunca teknik hazırlığa ve akıllı kent enstrümanlarına rağmen, aynı yönetim anlayışının sürdüğü bu düzende Buca’yı gerçekten kurtarmak mümkün mü? Serinin son yazısında, vicdan ile cüzdan arasındaki o ince çizgiyi ve kentin gerçek sahiplerine düşen görevleri yazacağız.

https://www.youtube.com/watch?v=v9FxLkQNuY4

 

2

 

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika