ELANUR SARIKAYA/ EGELİ GAZETE- Ziyaret sonrası yapılan açıklamalarda, 19 Mart sürecinde anayasal haklarını kullandıkları için 9 ay sonra tutuklandığı savunularak sürecin “siyasi ve gözdağı amaçlı” olduğu vurgulandı. Aynı zamanda İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün Adalet Bakanlığı’na yaptıkları başvuru nun reddedildiği, İl Başkanı kalarak görüşe katılımının uygun görülmediğini belirtildi. Aliağa Şakran Cezaevi önünde yapılan basın açıklamasına izmir Milletvekilleri Yüksel Taşkın, Ümit Özlale,Salih Uzun İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, birçok partili ve gençlerin aileleri katıldı.
Güç: “Bu yaklaşım doğru değil”
Gençlerin ilk defa böyle bir durumla karşılaştıklarını ifade eden Güç “4 tane gencimizi Anadolu’nun gariban ailelerinin çocuklarını ziyarete geldik. Bazı insanların hukuki anlamda doğru değerlendirmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz geçen hafta Adalet Bakanlığı’na başvurumuzu yapmıştık. Dün itibariyle benim İl Başkanı olarak görüşe katılmam uygun görülmedi. Cumhurbaşkanına hakaret davası olduğu için. Bu yaklaşım doğru değil, çocukların orada desteğe ihtiyacı var. İlk defa böyle bir şeyle karşı karşıyalar. Kendilerini yalnız hisseden gencecik çocuklar bunlar. Bu tarz olaylarda gençlere sahip çıkılmalı” dedi.
Taşkın: “Bu siyasi bir dava değil gözdağı verme davası”
CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, gençlerin yaşadıkları durumun “gözdağı” verme davası olduğunun altını çizdi. Taşkın “ Ben uzun süre üniversite hocalığı yaptım, şimdi milletvekiliyim. İçeride 4 tane pırlanta gibi arkadaşımız var. Şaşırdık mı, hayır. Daha önce Silivri’de 25’in üzerinde arkadaşı ziyaret etmiştim. Onlarla gurur duymuş ve etkilenmiştim. Çok açıkça bir ülke gençlerine sahip çıkmazsa sorunlar yaşıyor. Dik başlı gençlerini harcayan ülkeler iflah olmaz. Bu bilinçle arkadaşlara desteğe geldik. Bu arkadaşlarımız 19 Mart sürecinde anayasal haklarını kullandıkları için 9 ay sonra tutuklandılar. Hiçbir suç unsuru yok. Sadece eleştiri ve protesto haklarını kullandılar. Bu siyasi bir dava değil Gözdağı verme davası. Biz pırlanta gibi gençleri kısa süre sonra çıkaracağız. Eğitim hayatlarını bitirdikten sonra topluma faydalı insanlar olacakları çok açık. Cezaevinde dahi ben buradan ‘ne öğrenebilirim?’ diye bakıyorlar. Etraflarında hep yoksul ailelerden gelen insanlar olduğunu gözlemlemişler Niye mücadele ettiklerini çok iyi biliyoruz” şeklinde konuşarak tek bir kişiyi bile arkada bırakmayacakları dile getirdi.
Uzun: “Heba olan gençlerimiz değil ülkenin geleceği”
İçeride tutuklu bulunan gençlerin 2006 ve 2004 doğumlu olduğu bilgisini veren CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun” Bugünkü iktidar sahiplerinin iktidara geldiğinde daha doğmamış kişileri içeride ziyaret ettik. Kendi iktidar döneminde hayata gelen gençlerle kavga etmeyi seçen siyasetçi ile karşı karşıyayız. Kendi iktidar dönemlerinde doğan pırıl pırıl gençleri cezaevinde göndermekten kaçınmayan bir cumhurbaşkanı ile karşı karşıyayız. Çocuklar üniversite öğrencisi. Finallerini kaçırıyorlar. En değerli günlerini cezaevinde heba ediyorlar. Sadece heba olan bu gençlerin günleri değil. Ülkemizin geleceği heba oluyor. Bunu yapmayın. Bu ülke ilk defa cumhurbaşkanı görmüyor. Bundan öncede cumhurbaşkanına hakaret suçu vardı. Süleyman Demirel 7 yıllık döneminde toplam 158 hakaret davası açmış. Ahmet Necdet Sezer 165, Turgut Özal 202. Darbeci Kenan Evren 340 dava açmış. Şimdiki cumhurbaşkanının 100 bini aştığını düşünüyorum. Her yıl 10 bine yakın dava açılıyor. Heba olan sadece gençlerimizin değil ülkenin geleceği. Bu tutum kimseye yaramaz. Ne cumhurbaşkanının kendisine ne de ülkeye yarar.” Diyerek aktardı.
Özlale “10 binlerce insanda değil cumhurbaşkanında sorun aramak gerekiyor”
İzmir Milletvekili Ümit Özlale ise 19 Mart’ın bir yargı darbesi olduğunu niteyelerek “Bugün 4 tane pırıl pırıl gencimizi ziyaret ettik. 19 Mart yargı darbesinden sonra anayasal hakkını kullanmak için sokaklara çıkan 4 genç, finalleri başlamadan önce haksız bir şekilde tutuklandılar. 10 binlerce insan bugün cumhurbaşkanına hakaretten tutuklanıyorsa o 10 binlerce insanda değil cumhurbaşkanında sorun aramak gerekiyor. Bugün 4 gencin en büyük talebi derslerinden geri kalmamak. Bunlar pırıl pırıl ve bizim rahatlıkla ülkeyi emanet edebileceğimiz gençler. Bu gençler haksız bir şekilde içerde tutuluyorlar. Onlarda olan kararlılık, güler yüz bize biraz daha moral verdi. Aileleri ile de konulacağız. O gençler iyi. Çıktıkları zaman yine aynı kararlılıkla bu kara düzeni hep beraber sona erdirmek için çalışacağımıza dair birbirimize söz verdik” ifadeleriyle anlattı.