İzmir'de Son Dakika

CHP İzmir’den deprem uyarısı: Toplanma alanlarının adı değil, altyapısı önemli

CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı, Mimar ve Yerel Yönetimler Uzmanı Erkut Tamay, İzmir’deki deprem ve acil durum toplanma alanlarının sahada yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Tamay, “Su yoksa, aydınlatma yoksa, iletişim yoksa, tuvalet ve ilk yardım altyapısı yoksa o alanın sadece adının ‘toplanma alanı’ olması yeterli değildir” dedi.
CHP İzmir’den deprem uyarısı: Toplanma alanlarının adı değil, altyapısı önemli
Haberler / Genel
4 Ekim 2026 Pazar 12:09

İzmir’de olası bir deprem sonrası vatandaşların güvenli şekilde toplanabileceği alanların yalnızca haritalarda gösterilmesinin yeterli olmayacağına dikkat çeken CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı, Mimar ve Yerel Yönetimler Uzmanı Erkut Tamay, kent genelindeki deprem ve acil durum toplanma alanlarının gerçek bir afet altyapısına dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

Tamay, İzmir’in deprem gerçeğine karşı hazırlıkların yalnızca yapıların dayanıklılığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, deprem sonrasında vatandaşların güvenli biçimde ulaşabileceği, temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği ve kamu kurumlarının koordinasyon sağlayabileceği alanların da kent güvenliğinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.

‘HARİTADA GÖSTERMEK YETMEZ’

Mevcut toplanma alanlarının sahada yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tamay, alanların afet anında gerçekten kullanılabilir durumda olması gerektiğini vurguladı.

Tamay, “Deprem toplanma alanını haritada göstermek, o alanı afete hazırlamak anlamına gelmez. Deprem olduğunda vatandaşımızın gideceği alanın gerçekten hazır olması gerekir. Su yoksa, aydınlatma yoksa, iletişim yoksa, tuvalet ve ilk yardım altyapısı yoksa o alanın sadece adının ‘toplanma alanı’ olması yeterli değildir” dedi.

30 İLÇE İÇİN ORTAK AFET STANDARDI ÇAĞRISI

İzmir’in 30 ilçesindeki toplanma alanlarının ortak kriterlerle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tamay, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, AFAD ve ilgili bakanlıkların katılımıyla “İzmir 30 İlçe Güvenli Afet Toplanma Alanları Eylem Planı” hazırlanmasını önerdi.

Tamay, ilk aşamada kent genelindeki tüm toplanma alanlarının sahada incelenerek güncel bir envanter oluşturulmasını istedi. Alanların kapasitesi, erişilebilirliği, altyapısı, mülkiyet durumu, ulaşım bağlantıları ve mevcut kullanım biçimlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tamay, afet sonrasında temel ihtiyaçlara yanıt verip veremeyeceklerinin de ortaya konulmasını istedi. Toplanma alanlarının “İlçe Afet Merkezi, Mahalle Afet Noktası ve Mikro Toplanma Noktası” şeklinde kademelendirilmesini öneren Tamay, uygun alanlarda içme suyu, enerji, aydınlatma, iletişim, şarj, tuvalet ve hijyen altyapısının yanı sıra ilk yardım ve acil durum ekipmanlarının hazır bulundurulması gerektiğini söyledi.

‘HER ALANIN KAPASİTESİ VE SORUMLUSU BELLİ OLMALI’

Toplanma alanlarının kapasitesi ile sorumlu kurumun açık biçimde belirlenmesi gerektiğini ifade eden Tamay, vatandaşların da kendi bölgelerindeki toplanma alanının konumu, kapasitesi ve mevcut durumu hakkında dijital ortamdan güncel bilgiye ulaşabilmesi gerektiğini söyledi.

Alanların belirli aralıklarla denetlenmesinin önemine dikkat çeken Tamay, tespit edilen eksikliklerin giderilmesi ve sistemin sürekli güncel tutulması gerektiğini belirtti. Tamay, “İzmir’in 30 ilçesinde farklı uygulamalar yerine ortak bir afet standardı oluşturabiliriz. Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, AFAD ve ilgili bakanlıklar aynı masada buluşmalı. Bu konu siyasi tartışmaların üzerinde, doğrudan insan hayatıyla ilgili bir kent güvenliği meselesidir” dedi.

‘BOŞ ALAN DEĞİL, AFET ALTYAPISI’

Park, meydan ve diğer kamusal açık alanların yalnızca afet anında kullanılacak boş alanlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tamay, bu alanların günlük yaşam içindeki işlevleri korunarak afet koşullarına da hazırlanabileceğini söyledi.

Tamay, “Toplanma alanları kent yaşamının dışında, atıl alanlar olmak zorunda değil. Tam tersine; parklarımızı, meydanlarımızı ve kamusal alanlarımızı günlük yaşamda yaşayan, afet anında ise hızla güvenli toplanma ve koordinasyon merkezine dönüşen alanlar olarak tasarlayabiliriz” ifadelerini kullandı. Afet dayanıklılığının kent planlamasının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Tamay, toplanma alanlarının yalnızca deprem sonrasında kullanılacak noktalar olarak değil, önceden hazırlanmış bir afet altyapısının parçaları olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

‘DEPREM OLDUĞUNDA NE YAPACAĞIMIZI BUGÜNDEN PLANLAMALIYIZ’

 

Afet hazırlığının yalnızca deprem sonrasında yapılacak müdahalelerle sınırlı tutulamayacağını belirten Tamay, hazırlıkların bugünden yapılması gerektiğini ifade etti.

Tamay, çağrısını şu sözlerle tamamladı:

“Deprem ne zaman olacak bilmiyoruz. Ama deprem olduğunda ne yapacağımızı bugün planlamak zorundayız. Artık bu konuda kararlı olunmalı. Toplanma alanları sadece haritada ve yazıda kalmamalı; gerçek anlamda afet altyapısının bir parçası haline getirilmelidir.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika