Yankı Bağcıoğlu, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada askerî sağlık sisteminin önemine dikkat çekerek, bu yapının yalnızca bir sağlık politikası konusu değil, aynı zamanda millî güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve emekli tümamiral Bağcıoğlu, 14 Mart’ın yalnızca bir meslek günü olmadığını belirterek, hekimliğin tarih boyunca vatan hizmetiyle iç içe geçtiğini ifade etti. Bağcıoğlu, 1919 yılında İstanbul’un işgali sırasında Hikmet Boran öncülüğündeki tıbbiye öğrencilerinin işgale karşı duruşunun bu tarihsel hafızanın önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Bağcıoğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün Sivas Kongresi sırasında Tıbbiyeli Hikmet’in manda fikrine karşı çıkışına verdiği desteğin de askerî tıp geleneğinin vatan sorumluluğuyla nasıl birleştiğini gösterdiğini ifade etti.
Askerî hekimlerin yalnızca sağlık hizmeti sunmadığını vurgulayan Bağcıoğlu, savaş ve operasyon koşullarında yaralı askerlerin hayatını kurtarmanın, birliklerin savaşma gücünü korumanın ve harekâtın sürdürülebilirliğini sağlamanın doğrudan askerî sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Bu nedenle modern ordularda askerî sağlık sisteminin destek hizmetinden öte savaş kabiliyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
Türkiye’nin yoğun operasyon temposuna sahip ordulardan biri olduğunu hatırlatan Bağcıoğlu, son yıllarda yürütülen sınır ötesi operasyonlar ve farklı coğrafyalardaki görevler nedeniyle güçlü bir askerî sağlık altyapısının kritik önemde olduğunu ifade etti. Buna rağmen yaklaşık on yıl önce askerî sağlık sisteminin kaldırıldığını belirten Bağcıoğlu, bu durumun önemli bir kapasite kaybına yol açtığını savundu.
Bağcıoğlu, askerî cerrahların yetişmesinin uzun yıllar alan bir süreç olduğuna dikkat çekerek, savaş cerrahisi tecrübesi ve saha şartlarına uyum gerektiren bu uzmanlığın sadece tıp eğitimiyle kazanılamayacağını söyledi. Türkiye’de deneyimli askerî cerrahların bulunduğunu ancak bir kısmının kendi uzmanlık alanlarında görev yapmadığını belirten Bağcıoğlu, bunun yalnızca mesleki değil aynı zamanda askerî bir kabiliyet kaybı olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin bulunduğu coğrafya ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel yoğunluğu dikkate alındığında güçlü ve kurumsallaşmış bir askerî sağlık sisteminin zorunlu olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, “Askerî sağlık sistemi yeniden kurulmalı, kurumsal kapasitesi güçlendirilmeli ve ordunun harekât kabiliyetinin ayrılmaz bir unsuru olarak yapılandırılmalıdır” dedi.
Bağcıoğlu açıklamasının sonunda fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı.