Ev İşçileri Dayanışma Sendikası (EVİD-SEN), “Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İşler: Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Sıfır Tolerans” başlıklı araştırma raporunu kamuoyuyla paylaştı. Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında hazırlanan raporda, ev işçilerinin çalışma yaşamında karşılaştığı şiddet ve tacizin yaygın bir sorun olduğu ortaya konuldu.
Rapor sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 96,5’i en az bir şiddet veya taciz türüne maruz kaldığını belirtirken, yüzde 92,6’sı hem şiddet ve tacize maruz kaldığını hem de bu tür olaylara tanık olduğunu ifade etti.
Çalışmada, üçüncü kişilerden kaynaklanan şiddetin de yaygın olduğuna dikkat çekildi. Katılımcıların yüzde 81,8’inin misafir, komşu veya bakım verilen kişinin yakınları gibi kişilerden şiddet ve taciz gördüğü kaydedildi.
“Şikayet ve destek mekanizmalarına erişim çok düşük”
EVİD-SEN Genel Başkanı Gülhan Benli, ev işçilerinin yaşadıklarının şiddet olduğunu bildiğini ancak şikayet ve destek mekanizmalarına erişimde ciddi sorunlar bulunduğunu söyledi.
Şiddet ve taciz olaylarını bildiren ev işçilerinin işini kaybetme ve barınma imkanlarını yitirme kaygısı taşıdığını belirten Benli, güvenli şekilde başvurabilecekleri ve sonuç alabilecekleri mekanizmaların bulunmadığını ifade etti.
Rapordaki ankete katılanların yüzde 77,8’inin herhangi bir şikayet mekanizmasına başvurmadığı belirtildi. Başvurmama nedenleri arasında işini kaybetme korkusu, sonuç alınamayacağı düşüncesi ve nereye başvurulacağının bilinmemesi öne çıktı.
“Özel istihdam büroları ve fenomenler ev işçilerini karalıyor”
Benli, son yıllarda bazı özel istihdam büroları tarafından ev işçilerine yönelik kara listeler oluşturulduğunu ve bu listelerde işçilerin kişisel bilgilerinin paylaşıldığını ileri sürdü.
Bazı sosyal medya fenomenlerinin de bu listeleri paylaştığını söyleyen Benli, ev işçilerinin hırsızlık, sorumluluklarını yerine getirmeme, çocuk bakım işlerini yapmama, ruhsal problemleri bulunması ve büyü yaptıkları gibi çeşitli iddialarla hedef gösterildiğini belirtti.
Benli, özel istihdam bürolarının denetlenmesini ve işçilerin haklarının korunmasını talep ettiklerini ifade ederek, sendika olarak konuyla ilgili hukuki adımlar atacaklarını söyledi.
“Ev işçisi işçi, ev işi de iştir”
Türkiye’de ev işçilerinin önemli bir bölümünün hukuki ve sosyal güvencelerden yoksun çalıştığını belirten Benli, ev işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamının dışında tutulduğunu söyledi.
Kayıt dışı istihdamın ev işçiliğinde önemli bir sorun olduğunu ifade eden Benli, bu durumun sendikalaşmayı da zorlaştırdığını belirtti. Benli, öncelikli taleplerinin ev işçilerinin işçi statüsüne alınması olduğunu vurgulayarak, “Ev işçisi işçi, ev işi de iştir” dedi.
Yatılı ev işçisinin haftalık çalışma süresi 135,3 saat
Raporda ev işçilerinin fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddetin yanı sıra ayrımcılık ve sosyal dışlanmayla da karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Yatılı çalışan ev işçilerinin uzun çalışma sürelerinin de önemli sorunlardan biri olduğu kaydedilirken, bu işçilerin haftalık çalışma süresinin 135,3 saat olarak tespit edildiği aktarıldı.
EVİD-SEN, ev işçilerinin işçi olarak tanınması, sosyal ve iş güvencesine erişimin sağlanması, şiddet ve taciz durumlarında güvenli ve etkili başvuru mekanizmalarının oluşturulması, denetim boşluğunun giderilmesi ve Türkiye’nin ILO’nun C189 ve C190 sayılı sözleşmelerini onaylaması yönündeki taleplerini yineledi.
Ev işçilerinin sayısının 3 milyona ulaştığı tahmin ediliyor
Toplantıda, Türkiye İstatistik Kurumu’nun güncel verilerine göre ülkede 560-650 bin arasında ev işçisi bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Kayıt dışı çalışma da hesaba katıldığında ise Türkiye’deki gerçek ev işçisi sayısının 2,5-3 milyon arasında olduğunun tahmin edildiği belirtildi.
Raporun sonuçları EVİD-SEN Genel Başkanı Gülhan Benli, Doç. Dr. Ceyhun Güler ve Araştırma Görevlisi Gizem Nur Hamamcıoğlu tarafından aktarılırken, toplantıda ev işçileri de çalışma yaşamında karşılaştıkları şiddet ve taciz deneyimlerini paylaştı.