İzmir’de yürütülen önemli bir Ar-Ge projesi, ileri evre kalp yetmezliği yaşayan ve organ nakli bekleyen binlerce hasta için yeni bir umut kapısı araladı. İEÜ Medical Point Hastanesi ile İzmir Bakırçay Üniversitesi iş birliğinde geliştirilen yeni nesil yapay kalp destek sistemi, yerli biyomedikal teknoloji alanında dikkat çeken çalışmalardan biri olarak öne çıktı.
Türkiye'nin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmayı hedefleyen proje kapsamında, yapay zeka destekli izleme sistemleriyle entegre çalışan yenilikçi bir yaşam destek ünitesi tasarlandı ve prototip üretimi gerçekleştirildi.
Organ nakli bekleyen hastalara umut
İzmir Bakırçay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Gök’ün yürütücülüğünü üstlendiği projede, İEÜ Medical Point İzmir Hastanesi'nden Perfüzyonist ve Biyomedikal Mühendisi Necip Çiftçi, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Koray Aykut, Öğr. Gör. Dr. Üzeyir Kuzu, Prof. Dr. Arzu Tuna ve bursiyer araştırmacı Nazlıhan Kılıçaslan görev aldı.
"Kronik Kalp Yetmezliği Çeken Hastaların Yaşam Kalitesini İyileştirmek Amacıyla İnovatif Bir Yaşam Destek Ünitesinin Tasarımı ve Prototip Üretimi" başlıklı proje, ileri evre kalp yetmezliği nedeniyle yaşam mücadelesi veren hastaların hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.
Kablosuz teknolojiyle enfeksiyon riskine çözüm
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Koray Aykut, mevcut yapay kalp destek sistemlerinde kullanılan dış bağlantı kablolarının enfeksiyon riskini artırdığına dikkat çekerek, geliştirilen sistemde kullanılan kablosuz enerji transferi teknolojisinin bu riski önemli ölçüde azaltacağını söyledi.
Aykut, yeni teknolojinin hastaların günlük yaşamlarını daha rahat sürdürmelerine de katkı sağlayacağını ifade etti.
Yenilikçi bileşenlerle donatıldı
Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Kadir Gök ise geliştirilen sistemin yalnızca mevcut cihazlara alternatif olmadığını, aynı zamanda birçok ileri teknolojiyi bir araya getirdiğini belirtti.
Katı hal pil teknolojisi, manyetik levitasyon sistemi ve transkütanöz enerji transferi gibi yenilikçi bileşenlerin kullanıldığı cihazın güvenlik, üretilebilirlik ve hasta konforu açısından önemli avantajlar sunduğunu vurgulayan Gök, yerli teknolojiyle geliştirilen sistemin sağlık alanında stratejik bir kazanım olacağını kaydetti.
Hedef: Kan hücrelerine zarar vermeden dolaşım sağlamak
Projede görev alan bursiyer araştırmacı Nazlıhan Kılıçaslan, mühendislik çalışmalarında kan hücrelerinde oluşabilecek hasarı en aza indirecek akış modelleri üzerinde yoğunlaştıklarını söyledi.
Kılıçaslan, amaçlarının kanın biyolojik uyumluluğunu koruyarak en güvenli şekilde dolaşıma kazandırılması olduğunu belirtti.
Yapay zeka komplikasyonları önceden tespit edebilecek
Araştırmacı Öğr. Gör. Dr. Üzeyir Kuzu da sistemde kullanılacak motor sürüş elektroniği ve kontrol algoritmalarının düşük enerji tüketimi, hassas hız kontrolü ve erken uyarı mekanizmalarıyla geliştirildiğini ifade etti.
Proje Sorumlusu Necip Çiftçi ise yerli üretim sayesinde maliyetlerin düşürülmesinin hedeflendiğini belirterek, böylece daha fazla hastanın ileri teknoloji tedavi seçeneklerine erişebileceğini söyledi.
Çiftçi, dijital ikiz ve yapay zeka teknolojileriyle desteklenen sistemin cihaz performansını gerçek zamanlı olarak takip edebileceğini, olası komplikasyonları ortaya çıkmadan önce öngörerek hasta güvenliğini artıracağını dile getirdi.
Türkiye'nin sağlık teknolojilerinde yeni adımı
Araştırmacılar, geliştirilen yapay kalp destek sisteminin ilerleyen süreçte klinik uygulamalara taşınmasıyla birlikte organ nakli bekleyen hastalara yeni bir yaşam şansı sunabileceğini ve Türkiye'nin sağlık teknolojilerindeki yerli üretim kapasitesine önemli katkı sağlayacağını belirtiyor.