İzmir'de Son Dakika

İzmir’in 125 yıllık simgesi yeniden hikyesini anlatıyor

İzmir’in simge yapılarından Saat Kulesi, bu kez 125 yıllık geçmişiyle bir serginin merkezine taşındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kordon’daki Vasıf Çınar Sergi Alanı’nda açılan “Asrı 25 Geçe” sergisi, Saat Kulesi’nin yapımından bugüne uzanan hikâyesini tarihi fotoğraflar ve çeşitli materyallerle ziyaretçilerine aktarıyor.
İzmir’in 125 yıllık simgesi yeniden hikyesini anlatıyor
Haberler / Yerel Yönetimler
12 Eylül 2026 Cumartesi 09:26

İzmir’in simge yapılarından Saat Kulesi, bu kez 125 yıllık geçmişiyle bir serginin merkezine taşındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kordon’daki Vasıf Çınar Sergi Alanı’nda açılan “Asrı 25 Geçe” sergisi, Saat Kulesi’nin yapımından bugüne uzanan hikâyesini tarihi fotoğraflar ve çeşitli materyallerle ziyaretçilerine aktarıyor.

İzmir’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan sergide, Saat Kulesi’nin yapım süreci, mimari özellikleri, depremlerdeki durumu ve restorasyon çalışmaları ele alınıyor. Sergide ayrıca Saat Kulesi’nin gümüş maketi ve saat mekanizması da yer alıyor.

Mert Rüstem’in koleksiyonundan seçilen fotoğraflar ise İzmir’in farklı dönemlerine ışık tutuyor. Saat Kulesi önünde çekilen aile fotoğraflarından geçmişte artık bulunmayan yapılara, eski kıyı çizgisinden meydanın değişen görünümüne kadar pek çok kare, kentin 125 yıllık dönüşümünü gözler önüne seriyor.

“Asrı 25 Geçe” adı nereden geliyor?

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Ayşegül Güngören, serginin isminin Saat Kulesi’nin 125 yıllık geçmişinden geldiğini belirtti.

Güngören, “125 yıl bizim için çok önemli bir rakamdı. Bu nedenle serginin adını ‘Asrı 25 Geçe’ koyduk. Saat Kulesi’ni kentin taşa işlenmiş hafızası olarak görüyoruz. Aslında onun gözünden çevresindeki değişime bakmak; 125 yıl boyunca nelere şahitlik ettiğini, nasıl hafızalara kazındığını ve fotoğraflarda nasıl yer aldığını göstermek istedik. Şehrin hikâyesini Saat Kulesi’nin bakışıyla ele almaya çalıştık” dedi.

Serginin farklı kuşaklara farklı hikâyeler anlatacağını söyleyen Güngören, geçmişi hatırlayanların kendi yaşamlarından kesitlerle karşılaşacağını, gençlerin ise İzmir’in geçmişteki görünümünü ve Saat Kulesi’nin gündelik hayattaki yerini görebileceğini ifade etti.

Saat Kulesi’nin hikâyesi sergide

Güngören, sergide Saat Kulesi’nin mimari hikâyesine de yer verildiğini belirterek yapının mimarı Raymond Charles Péré’nin İzmir’le kurduğu bağa dikkat çekti.

Saat Kulesi’nin tasarımından üretimine, kullanılan yerli taşlar ve ithal malzemelere kadar farklı ayrıntıların sergide ele alındığını aktaran Güngören, saat bölümünün Alman Kralı Wilhelm’in hediyesi olduğunu ve saat bakımının uzun yıllardır gönüllü bir İzmirli usta tarafından sürdürüldüğünü söyledi.

125 yıldır aynı noktada

Saat Kulesi’nin 125 yıldır merkezi konumunu koruduğunu belirten Güngören, yapının geçmişte olduğu gibi bugün de buluşma noktası olduğunu ifade etti.

Güngören, Saat Kulesi’nin 9 Eylül törenlerine de tanıklık ettiğini belirterek, 125 yıl sonra hâlâ yaşamını sürdüren bu değerlerin İzmir’in kent kültürü açısından önem taşıdığını söyledi.

Serginin özellikle sokağa taşındığını vurgulayan Güngören, Vasıf Çınar Sergi Alanı ve 9 Eylül’ün bilinçli olarak tercih edildiğini belirtti. Güngören, insanların özel olarak sergi planı yapmadan yürürken bilgi ve sanatla karşılaşabilmesinin önemli olduğunu ifade ederek serginin 11 Ekim’e kadar ziyaret edilebileceğini söyledi.

“Meydan sürekli değişti, Saat Kulesi aynı kaldı”

Serginin fotoğraf arşivinin önemli bölümünü oluşturan Mert Rüstem ise ailesinin 1897’den bu yana fotoğrafçılıkla uğraştığını ve 101 yıldır Kemeraltı’nda aynı yerde mesleklerini sürdürdüklerini anlattı.

1997’den bu yana özellikle İzmir ve İzmir fotoğrafhaneleri üzerine koleksiyon yaptığını belirten Rüstem, sergide Saat Kulesi’nin yapılışından 2000’li yıllara kadar geçirdiği değişimin görülebileceğini söyledi.

Rüstem, “Meydanda üç şey sabit kaldı; Saat Kulesi, Vali Konağı ve Yalı Camii. Bunların dışında meydan sürekli değişime uğradı. Eskiden Saat Kulesi’nin yaklaşık 300-400 metre yanında deniz ve vapur iskelesi vardı. Batı tarafında Sarı Kışla ve subay gazinosu, doğu tarafında ise limanın depoları bulunuyordu. Bunların büyük bölümü zaman içerisinde ortadan kalktı ama Saat Kulesi hep aynı kaldı” dedi.

Saat Kulesi İzmir’in iletişim noktasıydı

Saat Kulesi’nin geçmişte yalnızca bir simge değil, İzmir’in günlük yaşamında önemli bir buluşma noktası olduğunu anlatan Rüstem, 1990’lı yıllara kadar Konak’ın kentin merkezi konumunda bulunduğunu söyledi.

Rüstem, cep telefonlarının olmadığı dönemde insanların Saat Kulesi’nin arkasındaki ulu çınara notlar ve torbalar bırakarak birbirleriyle haberleştiğini belirtti.

Fotoğraflarda kuşakların hatıraları

Sergide daha önce görülmemiş ve nadir hava fotoğraflarının da bulunduğunu aktaran Rüstem, Saat Kulesi önünde çekilen aile fotoğraflarının kişisel hafızaya da dokunduğunu ifade etti.

Rüstem, fotoğraflara bakanların kendi çocukluklarını ve ailelerini hatırlayabileceğini belirterek Saat Kulesi’nin savaşlara, yangınlara ve depremlere rağmen Osmanlı’dan günümüze ulaşan önemli bir simge olduğunu söyledi.

125 yıllık süreçte meydan, yapılar ve kıyı çizgisi değişirken Saat Kulesi Konak Atatürk Meydanı’ndaki yerini korudu. “Asrı 25 Geçe” sergisi ise bu değişimi tarihi fotoğraflar ve sergideki materyaller üzerinden 11 Ekim’e kadar İzmirlilerin karşısına çıkarıyor.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika