İzmir'de Son Dakika

İzmir’in su sınavı: Geçmişin mirası, geleceğin çığlığı

Bugün bardaktaki suyumuzda sadece hidrojen ve oksijen yok; o suyun içinde bir kentin direnişi, bir belediyenin fedakârlığı ve yerin altındaki nehirlerin hikâyesi var.
İzmir’in su sınavı: Geçmişin mirası, geleceğin çığlığı
Haberler / Güncel
29 Ocak 2026 Perşembe 16:46

Bugün bardaktaki suyumuzda sadece hidrojen ve oksijen yok; o suyun içinde bir kentin direnişi, bir belediyenin fedakârlığı ve yerin altındaki nehirlerin hikâyesi var.

İzmir, 2025’in kavurucu kuraklığıyla yüzleşirken, hepimizin gözü kulağı yine o meşhur doluluk oranlarında: Tahtalı Barajı. Ancak pek azımız, her gün önünden geçtiğimiz veya verilerine baktığımız bu barajın aslında bir "imkânsızın başarılması" öyküsü olduğunu biliyoruz.

Denize Akan Nehirlerin Önüne Kurulan Set

Tahtalı, klasik barajlara benzemez. Altındaki jeolojik yapı adeta bir süzgeç gibidir. Eskiden yağmur yağar, Tahtalı Çayı coşar ama o sular kireçtaşı çatlaklarından süzülüp yerin altından sessizce Ege’nin sularına karışırdı. Mühendisler işte bu "gizli kaçağı" durdurmak için yerin altına devasa beton perdeler ördüler. Yani Tahtalı, sadece üstte gördüğümüz o görkemli set değil; yerin metrelerce altına uzanan bir mühendislik kalesidir.

Siyaset Üstü Bir Dayanışma: Özfatura’nın Radikal Kararı,

 

Hafızalarımızı tazeleyelim; 1990’ların ortası... Devletin kasası boş, DSİ’nin ödeneği yok ve inşaat durma noktasında. İzmir susuzluktan kırılacakken dönemin Belediye Başkanı Burhan Özfatura, ezber bozan bir hamle yaptı. "Bu baraj bitmeli" dedi ve İZSU bütçesini DSİ’nin yerine kullanarak inşaatı finanse etti. Merkezi hükümetin yapması gereken işi, İzmirli kendi parasıyla bitirdi. İşte bugün musluğumuzdan akan suda o günkü vizyoner işbirliğinin ve Görece Nakliyeciler Kooperatifi’nin gece gündüz demeden taşıdığı toprağın alın teri vardır.

Bir Taşla İki Kuş: Tahtalı’dan Çiğli’ye Ekolojik Köprü

Peki, o dev kazılardan çıkan milyonlarca ton toprağa ne oldu? İşte o, kentin bir başka mucizesidir. Tahtalı’nın verimli alüvyonları, yapılış amacı Çiğli Gençlik parkı bu günkü adı doğal yaşam parkına taşındı. Eski Çiğli Çöplüğü’ nün o tuzlu, metan kokulu gübrelemiş çöpüne can verdi. Bugün binlerce gencin nefes aldığı Çiğli Gençlik Parkı, (Doğal Yaşam Parkı )aslında Tahtalı’nın bağrından kopan o toprağın üzerine kurulmuş bir ekolojik zaferdir.

Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım

Fakat dostlar, geçmişin başarıları bugün bizi rehavete sokmamalı. 2021’de 150 milyon metreküp su alan havza, 2025’te 28 milyona kadar geriledi. İZSU şimdi üç aşamalı bir planla; ölü hacimdeki suyu çekmekten, bulut tohumlamaya ve Ahmetbeyli’de deniz suyu arıtmaya kadar her yolu deniyor.

Dünyada İsrail’in başardığı deniz suyu arıtma teknolojisi artık bir seçenek değil, İzmir için bir zorunluluk haline geldi. Ama unutmayalım; bulut tohumlama gibi yöntemler bilim dünyasında hala "mucize değil, destekleyici" olarak görülüyor. Bizim asıl mucizemiz, kayıp-kaçağı %24’lere düşüren teknik disiplini korumak ve her damlayı kutsal bilmektir.

Sonuç olarak; Tahtalı’nın suları çekildiğinde o eski Bulgurca köyünün cami minaresi bize bir şeyi hatırlatıyor: Doğanın şakası yok. Geçmişte devlet-belediye el ele verip bu barajı nasıl bitirdiyse, bugün de iklim kriziyle mücadelede siyaseti bir kenara bırakıp bilimin ışığında birleşmek zorundayız.

Gelecek nesillere sadece boş baraj gölleri değil, akıllıca yönetilmiş bir su mirası bırakmak İzmir’e olan borcumuzdur.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika