İzmir İtfaiyesi’nde 24 yıldır santral görevlisi olarak çalışan 52 yaşındaki Yaşar Karaduman, cam kemik hastalığıyla dünyaya geldi. 110 santimetrelik boyu ve geçmişte kullanılan 110 numaralı itfaiye acil çağrı hattından dolayı “110 Yaşar” olarak tanınan Karaduman, yaşam mücadelesi ve meslek sevgisiyle dikkat çekiyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Tire İtfaiye Grubu’nda görev yapan Yaşar Karaduman’ın hayatı, çocukluk yıllarından itibaren zorluklarla geçti. Tıptaki adı osteogenesis imperfekta olan, halk arasında cam kemik hastalığı olarak bilinen genetik rahatsızlıkla doğan Karaduman’a o dönem 10 yaşına kadar yaşayabileceği söylenmişti. Ailesinin desteği ve gördüğü tedavilerle yaşamını sürdüren Karaduman, bugün 52 yaşında ve 24 yıldır itfaiye teşkilatında çalışıyor.
110’DAN 112’YE UZANAN GÖREV
Karaduman, 2000 yılında Tire Belediyesi’nde taşeron işçi olarak çalışmaya başladı. İki yıl sonra belediyenin engelli bireylere yönelik açtığı sınava girerek başarılı oldu ve itfaiye teşkilatında görevlendirildi. O tarihten bu yana santralde çalışan Karaduman, 2014 yılında Bütünşehir Yasası’nın ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesine katılan Tire İtfaiye Grubu’ndaki görevini sürdürüyor.
Geçmişte kullanılan 110 numaralı itfaiye acil çağrı hattı ile kendi boyunun aynı olması, ona “110 Yaşar” lakabını kazandırdı. Karaduman, o günleri şu sözlerle anlattı:
“O zamanlar 110 vardı, 112 yoktu. Boyum da 110 santimetreydi. Bana ‘110 Yaşar’ dediler. Her yerde bu isimle tanındım.”
Santralde yazışmaları takip eden Karaduman, gelen ihbarların ilgili ekiplere iletilmesi ve koordinasyonun sağlanmasında görev alıyor.
ANNESİ OKULA KUCAĞINDA GÖTÜRÜP GETİRDİ
Çocukluk döneminde kemiklerinin kırılganlığı nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşayan Karaduman için ailesi büyük fedakârlıklar yaptı. Tedavi masraflarını karşılamak amacıyla evlerini satmak zorunda kalan aile, oğullarının sağlıklı bir yaşam sürmesi için bütün imkânlarını kullandı. Annesi ise eğitiminden geri kalmaması için onu kucağında okula götürüp getirdi.
Fiziksel durumunun hayata bakışını olumsuz etkilemesine izin vermediğini belirten Karaduman, kendi işlerini yapabildiğini ve ailesine baktığını söyledi. Karaduman, “Çalışıyorum, aileme bakıyorum, özel işlerimi kendim çözebiliyorum. Fiziki durumumdan dolayı hiçbir zaman kendimi kötü hissetmedim. Kendimle barışık biriyim” diye konuştu.
“BİR CANI KURTARMAK ÇOK KIYMETLİ”
İtfaiyeciliğin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten Karaduman, sahada görev almayı ve yangınlara doğrudan müdahale etmeyi istediğini dile getirdi. Şu anda santralde görevini sürdüren Karaduman, ihbarların zamanında ilgili ekiplere ulaştırılmasının da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Karaduman, “Ben arama kurtarmada olmak isterdim. Sahada çalışmayı isterdim. Çünkü birinin evini, iş yerini, canını kurtarıyorsunuz. Sonra huzurlu bir şekilde buraya geliyorsunuz. Benim işim de güzel. Gelen ihbarları zaman kaybetmeden ilgili ekiplere iletiyorum. Burada da koordinasyon ve zamanla yarış söz konusu. Ben de işimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
İtfaiyeciliğin fedakârlık gerektiren bir meslek olduğunu söyleyen Karaduman, bir canı, hayvanı ya da malı kurtarmanın verdiği mutluluğa dikkat çekti. Görev süresince ekip arkadaşlarıyla güçlü ilişkiler kurduğunu belirten Karaduman, meslektaşlarının kendisine hiçbir zaman farklı davranmadığını anlattı. Olay yerine müdahale etmek için yola çıkan ekiplerin arkasından dua ettiğini de sözlerine ekledi.
ENGELLİ AİLELERE ÇAĞRI: ÇOCUKLARINIZI OKUTUN
Kendi yaşam deneyimlerinden yola çıkarak engelli bireylerin ailelerine seslenen Karaduman, çocukların eğitimden ve sosyal hayattan uzak tutulmaması gerektiğini söyledi.
“Birçok engelli gördüm. Hayatla barıştırmamışlar, okutmamışlar çocukları. Engelli çocuğunuzu okutun. Onları kendilerini geliştirebilecekleri kurslara gönderin. Aileler çocuklarından utanmamalı, onlara sahip çıkmalı. Biz utanılacak insanlar değiliz. Bize balık yemesini değil, balık tutmasını öğretin” diyen Karaduman, engelli bireylere fırsat verilmesinin ve yeteneklerini geliştirmelerinin önemini vurguladı.
UNUTAMADIĞI ANILARINI GÜLÜMSEYEREK ANLATTI
İtfaiyedeki çalışma hayatından unutamadığı anıları da paylaşan Karaduman, bir gün yangın söndürme hortumuna aniden su verilmesiyle oluşan basıncın kendisini havaya kaldırdığını, arkadaşlarının da onu tutmak zorunda kaldığını anlattı. Merdivenli itfaiye aracına çıktığı günü de unutamadığını söyleyen Karaduman, o sırada heyecanlandığını ve aşağıya bakamadığını belirtti.
Güler yüzü ve pozitif yaklaşımıyla tanınan Karaduman, hayatın değerinin bilinmesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti: “Hep pozitif baktım hayata. Çünkü hayat saç kılı kadar incecik. Bu güzel doğanın, güzel yaşamın kıymetini bilmek lazım.”
İzmir İtfaiyesi’nde 24 yıldır görevini sürdüren “110 Yaşar”, hem meslektaşlarıyla kurduğu dayanışma hem de engelli bireylerin eğitim ve çalışma hayatına katılımına ilişkin mesajlarıyla yaşam mücadelesini sürdürüyor.