İzmir Körfezinin temizliği için ilçe belediyelerine bile denetim yetkisi verilmeli
İzmirli gazeteciler Mustafa Yılmaz ve Ümit Yaldız gündemin önemli maddelerini Egeli Gazete TV’de değerlendirdi. Son 5 ayda Körfez’i ciddi şekilde kirleten 13 geminin tespit edilmesi konusuna değinen İntegral Araştırma Kuruluşu Genel Koordinatörü Ümit Yaldız, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İzmir Büyükşehir Belediyesine denetim yetkisini vermemesini anlamak mümkün değil. Bu yetki Karşıyaka, Konak, Narlıdere ve Güzelbahçe gibi ilçe belediyelerine bile verilmeli” dedi. İzmir Körfezi’nin temizlenmesi konusunda İzmir Büyükşehir Belediyesiyle birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da sorumluluğu olduğuna değinen Mustafa Yılmaz, “Bakanlık İzmit Körfezi’nin temizlenmesini üstlendi. İstanbul’da müsilaj sorunun çözümünde etkili oldu. İzmir’de bunu yapmalı” diye konuştu.
Haberler / Röportajlar
29 Nisan 2026 Çarşamba 12:09
İzmirli gazeteciler Mustafa Yılmaz ve Ümit Yaldız gündemin önemli maddelerini Egeli Gazete TV’de değerlendirdi. Son 5 ayda Körfez’i ciddi şekilde kirleten 13 geminin tespit edilmesi konusuna değinen İntegral Araştırma Kuruluşu Genel Koordinatörü Ümit Yaldız, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İzmir Büyükşehir Belediyesine denetim yetkisini vermemesini anlamak mümkün değil. Bu yetki Karşıyaka, Konak, Narlıdere ve Güzelbahçe gibi ilçe belediyelerine bile verilmeli” dedi. İzmir Körfezi’nin temizlenmesi konusunda İzmir Büyükşehir Belediyesiyle birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da sorumluluğu olduğuna değinen Mustafa Yılmaz, “Bakanlık İzmit Körfezi’nin temizlenmesini üstlendi. İstanbul’da müsilaj sorunun çözümünde etkili oldu. İzmir’de bunu yapmalı” diye konuştu.
KAMUDA BU YETKİ DEVRİ ÇOK KOLAY
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 2 yıl önce Körfez’deki denetim yetkisini Çevre ve Şehircilik Bakanlığından talep ettiğini hatırlatan Yaldız, “Ama Bakanlık anlam veremediğim şekilde bu talebi reddetti. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne İzmir Körfezi'nde çevre kirliliğine yönelik bir denetim yetkisi vermedi. Bunu anlamak mümkün değil. Yani hani ne olur? Yani denetim yetkisini paylaşmış olsa ne olur? Fazla denetim göz çıkarır mıydı? Çevre Bakanlığının tavrı bir basit bir siyaset hesabı mı, hasmane bir duruş mu? Bunu anlamak mümkün değil. Çünkü Körfezimiz can çekişiyor. Yani körfezde ne kadar fazla kurum ve kuruluşa denetim yetkisi verilirse o kadar iyi. Belki ilçe belediyelerine bile verilmeli.
Yani belki Karşıyaka, Çiğli Belediyesi'ne, efendim Narlıdere Belediyesi'ne dahi yani tespit ettikleri bir kirlilikle ilgili ceza yazma yetkisi verilmeli. Yani cezayı yazma cezayı tahsil eden kurum olmak istiyorsa Çevre Bakanlığı, onun adına bile denetim yapılabilir. Bunlar kamuda çok rahatlıkla devredilebilen yetkiler benim bildiğim kadarıyla. Ya Körfez İzmir'in gözbebeği, Körfez İzmir'in simgesi. Yani İzmir'i Körfez'den Körfez'i İzmir'den ayırmak, ayrı düşünmek mümkün değil. Bu kentin marka değerindeki en önemli faktörlerden bir tanesi İzmir Körfezi ve İzmir Körfezi'nde son 7-8 yıldır koku, balık ölümleri, kimyasal problemler, ciddi atık sorunları, bir türlü çözülemiyor. Yani ben Sayın Başkan'a bu manada denetim yapma yetkisinin Büyükşehir Belediyesi'ne de verilmesi konusunda katılıyorum. Ama İzmir Körfezi kirlenmeye devam ediyor, kokmaya devam ediyor, balıklar ölmeye devam ediyor ve İzmir Körfezi adeta can çekişiyor. Yani tarihin belki de en pik alanlarından kirlilik anlamında, kimyasal kirlilik anlamında bir noktaya doğru gidiyor” dedi.
VATANDAŞ KÖRFEZİN HESABINI BELEDİYEDEN SORUYOR
Yaldız şu bilgileri verdi: “Şimdi tabii ki Büyükşehir Belediye Başkanı bu konuda farkındalık yaratacaktır. Ben de ben bunu önermiştim. Yani evet size bir denetim yetkisi Vermeyebilirler. Vermediler de zaten ama siz bunu bu kirliliği tespit edip teşhir etmekte özgürsünüz. Bunu yaparak kamuoyu oluşturabilirsiniz. Ve şu an Sayın Başkan tam olarak bunu yapıyor. Ve doğru Bunu da yapıyor. Yani İzmir Körfezi, her ne kadar denetim yetkisi Büyükşehir Belediyesi'nde değilse de Körfez'de oluşacak kirlilikten, Körfez'de oluşacak kokudan siyaseten en büyük dayağı İzmir Büyükşehir Belediyesi ve başkanı yiyecektir. Yani bu kent ya Çevre Bakanlığı'nın önüne gidip de ‘Ya siz burayı niye denetlemiyorsunuz?’ demeyecektir. Ama İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bu kentteki koku sorunuyla ilgili hesap soracaktır. Başkanın biraz da gayreti burada. Belki de bu izni paylaşmayanların muradı biraz da Böyle bir şey. Yani Körfez koksun, CHP dayak yesin anlayışı da olabilir. Bilmiyorum yani hangi mantıkla hangi felsefeyle, düşünceyle böyle bir adım attılar açıkçası anlamak mümkün değil.”
KÖRFEZ GEÇMİŞTE TEMİZLENDİ YİNE TEMİZLENİR
Körfez’in temizlenmesi konusunda İzmirlilerde yavaş yavaş umutsuzluk oluşmaya başladığını hatırlatan Mustafa Yılmaz da şöyle konuştu: “Çünkü 60 yıllık bir konu ve bugüne kadar pek çok belediye başkanı pek çok sözler verdi. İşte 6 ay sonra, bir sene sonra, iki sene sonra yüzülecek diyenler oldu. Ama olmadı. Bu yüzden Körfez temizlenemez algısı oluşmaya başladı. Ama ben buna katılmıyorum. İzmir Körfez’i temizlenebilir. İstanbul'da Haliç temizlendiyse Kocaeli Körfezi temizlendiyse İzmir Körfezi de temizlenir. Ve biz bunu gördük. Ben gazeteci olarak bunu yaşadım. 2002 yılında merhum Ahmet Piriştina bunu başardı. Meles Deltası bataklıktı. Önünden geçerken herkes burnunu kapatıyordu. Ahmet Piriştina o sorunu çözdü. 2024 yılında adaylığını o alanda açıklandı. O alanda köfte partisi verildi. İzmir Körfezi 2022 yılından 2007 yılına kadar kokmadı. Ama daha sonra yıllar içinde yine kokmaya başladı. Daha önce temizlendiyse yine temizlenir. Körfez temizliği konusunda elbette İzmir Büyükşehir Belediyesi sorumluluktan kaçamaz. Ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da sorumluluktan kaçamaz. Bakanlık da sorumludur. İzmit Körfezi’nin temizliğini Bakanlık üstlendi. İstanbul’da müsilaj sorununu Bakanlık çözdü. Ama İzmir’de denetim yetkisi bile verilmiyor belediyelere. Son 5 ayda 13 kez gemilerin ciddi anlamda Körfez’i kirlettiğinin kanıtlanması zaten Bakanlığın denetimlerinin ne kadar yetersiz olduğunu açıkça gösteriyor. Ama bu konudaki nihai çözüm yük limanı ve Tersane’nin taşınması olacaktır.”