İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi idaresinin, 2025 Aralık ayından itibaren kadın mahpuslara “hapishane kimliğini sürekli yanında taşıma” zorunluluğu getirmesi tartışma yarattı. Uygulamaya uymadığı belirtilen mahpusların revir, avukat görüşü, ziyaretçi görüşü, hastane sevki, kitap ve mektup alma gibi birçok temel faaliyetten yararlandırılmadığı ileri sürüldü.
İzmir Barosu’nun girişimleri ve avukatların başvuruları sonrasında son dönemde yalnızca avukat görüşlerine erişim sağlandığı, diğer kısıtlamaların ise sürdüğü ifade edildi.
Baro ve avukatlar, söz konusu uygulamanın disiplin yaptırımı sınırlarını aşarak “örtülü yaptırım” niteliği taşıdığını, kanunilik ve ölçülülük ilkelerine aykırılık oluşturduğunu savundu. Açıklamada, cezaevlerinde benzer bir uygulamanın ülke genelinde bulunmadığı da belirtildi.
Uygulama nedeniyle Tuğçenur Özbay adlı mahpusun süresiz açlık grevine başladığı ve grevin 127. gününe ulaştığı, bu süreçte yaklaşık 43 kiloya düştüğü ifade edildi. Sağlık durumunun kritik seviyeye geldiği ve yaşamını yitirme riskinin bulunduğu belirtildi.
İzmir Barosu, cezaevlerinde benzer olayların yaşanmaması ve infaz süreçlerinin mevzuata uygun yürütülmesi için ilgili kurumlara başvurular yapıldığını açıklayarak, yetkilileri sorunun çözümü için acil adım atmaya çağırdı.