İzmir'de Son Dakika

İzmirli kadın gazetecilerden 2025 değerlendirmesi: Bizi en çok ne üzdü, ne sevindirdi?

Geride bıraktığımız 2025 yılının en şaşırtıcı, en üzücü, en umut verici olaylarının da yer aldığı “en”ler listesini usta gazeteci Nurhayat Akın Talay ile masaya yatırdık. Kartalkaya’daki otel yangınında can verenleri de düşen kargo uçağında şehit olan askerleri de andık. FIVB Kadınlar Dünya Voleybol Şampiyonası’nda dünya ikincisi olan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın zaferiyle ve uluslararası arenada başarılar elde eden gençlerimizin başarılarıyla yeniden sevindik. İyisi kötüsüyle 2025’i uğurladık ve 2026 için sağlıklı, umutlu, demokrasinin ve kadın haklarının yaşatıldığı günler diledik. İşte röportajımız
İzmirli kadın gazetecilerden 2025 değerlendirmesi: Bizi en çok ne üzdü, ne sevindirdi?
Haberler / Röportajlar
31 Aralık 2025 Çarşamba 13:30


Geride bıraktığımız 2025 yılının en şaşırtıcı, en üzücü, en umut verici olaylarının da yer aldığı “en”ler listesini usta gazeteci Nurhayat Akın Talay ile masaya yatırdık. Kartalkaya’daki otel yangınında can verenleri de düşen kargo uçağında şehit olan askerleri de andık. FIVB Kadınlar Dünya Voleybol Şampiyonası’nda dünya ikincisi olan A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın zaferiyle ve uluslararası arenada başarılar elde eden gençlerimizin başarılarıyla yeniden sevindik. İyisi kötüsüyle 2025’i uğurladık ve 2026 için sağlıklı, umutlu, demokrasinin ve kadın haklarının yaşatıldığı günler diledik. İşte röportajımız

Efsun Erbalaban Yılmaz: 2025 yılının “en”lerini birlikte değerlendireceğiz. Önce genel bir soruyla başlayalım, nasıl bir yıl geçirdik? 

Nurhayat Akın Talay: Her yılı bitirirken çok da iyi geçmediğini söyleyip yeni yılla ilgili umut ve dileklerimizi dile getiriyoruz ama gerçekten 2025 hem bizim için, Türkiye için, dünya için zor bir yıldı diye düşünüyorum. En zor yıllardan biri mi? Evet, en zor yıllardan biri. Çevremizdeki coğrafyamızdaki savaşlar, katliamlar, büyük doğa olayları, çevre felaketleri arka arkaya, arka arkaya her şeyi yaşadık. 

Efsun Erbalaban Yılmaz: En üzücü olaydan mı başlayalım?

Nurhayat Akın Talay: Metan gazı nedeniyle bir mağarada ölen askerlerimize çok üzüldük. Gerçekten hani bazen pisi pisine ölmek denir ya. Yani bir ihmal, bir dikkatsizlik, o anda gelişen koşullar, hani bilerek bilinçli olarak yapılan bir şey olmadığından hepimiz eminiz tabii ki. Ama ne olursa olsun fidanlarımızın göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede hayatını kaybetmesi beni çok üzdü. Kartalkaya’daki otelde yaşanan yangında 78 can gitti. 

Efsun Erbalaban Yılmaz: Evet, o oteldeki yangında bazı aileler tamamen yok oldu. Çok üzücüydü. Kargo uçağının düşmesi sonucu askerlerimizin şehit olması da çok üzücüydü. 

Nurhayat Akın Talay: Beni en çok en çok üzen olaylardan biri Haziran'da başlayan orman yangınları oldu. Çok ağacımızı çok hayvanımızı kaybetti. 

Efsun Erbalaban Yılmaz: Binlerce hayvan ağlayarak, bağırarak can verdi. Yürek yakan anlardı. 

Nurhayat Akın Talay: Seni en çok üzen toplumsal olaylar neler oldu?

Efsun Erbalaban Yılmaz: Aynı acılar hepimizi yaktı. Kartalkaya’daki yangında bir noktaya dikkat çekmek önemli. İhmaller zinciri ve kötü niyet vardı. Belli gruplar yangın sırasında ve sonrasında korundu. Yangın çıktığı anda aslında yöneticilere olay bildirilmiş, onlar kurtarılmış hatta arabaları bile çıkarılmış. Ama bazı aileler çok küçük yaşta çocuklarla hayatını kaybetti. Bu eşitsizlik, bu adaletsizlik, bu adam kayırmaca belki biraz daha bizi yaralayan olaylardan biri oldu.

2025 yılının en kaotik olayını da konuşalım mı? Bence İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması hem politik hem ekonomik gerginliklere, uluslararası düzeyde de gerilimlere yol açtı. Hala da etkileri devam ediyor diye düşünüyorum. Muhalefetin yeniden alevlenmesi, kendi içinde muhalefet partisinin gerginleşmesi, ondan sonra Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel taraftarlarının cepheleşmesi bunun tüm topluma yansıması silsile halinde devam etti. Etkileri hala sürüyor, sürecek gibi de görünüyor. 

Nurhayat Akın Talay: iliyorsunuz ilk suçlamalardan sonra ikinci bir suçlama casusluk iddiası oldu, arka arkaya suçlamalar devam ediyor. Olay bitmiş değil. Daha ne kadar ne ilave edilecek diye herkes merakla bekliyor. Çünkü gidişat onu gösteriyor. 

Efsun Erbalaban Yılmaz: Toplumsal meseleleri ele alırken kadın haklarına değinmeden olmaz. 2025 yılı bu anlamda nasıldı? Şiddet nedeniyle hayatını kaybedenlerin kadınların yer aldığı sayaç işlemeye devam ediyor 450’ye yaklaştı ne yazık ki 2025 için. 2024'e baktım o da aynı. 2023'e baktım o da benzer rakamlar yani hep öyle 440-450 o civarda gidiyor. İşte bunların hepsini biz bir rakam olarak telaffuz ediyoruz ama her biri ayrı ayrı can ve hiç de sayı azalmıyor. 

Nurhayat Akın Talay: 2008'de galiba sayaç açılmış. O dönemde 150- 140 civarlarında olan sayı her yıl 450’ye yaklaşmış. Yani kadınlar hayır dedikleri için, kadınlar var oldukları için canlarından olabiliyorlar. Ne düşünüyorsun bu konuda? Bu konuda ne düşünüyorum?

Efsun Erbalaban Yılmaz: Şimdi bazı şeyleri çok çabuk içselleştiriyoruz. Kadın cinayetleri de aynı şekilde. Bugün yine Manisa'da boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldürülen bir kadının haberini okuduk. Çocukların yanında öldürülüyorlar. Afla çıkanların da bu tür olaylara karıştığını artık okumaya başladık. 

Nurhayat Akın Talay:  Kadın cinayetleriyle ilgili yeterli hukuki şey bulunmadıkça, formül bulunmadıkça, bu konuda cezalar arttırılmadıkça, bunu diğer cinayetlerden farklı görmeyi başaramadığımız sürece ne yazık ki kadın cinayetlerinin artacağından ben de endişeliyim.

Efsun Erbalaban Yılmaz: Kadını sadece cinayet haberlerinde okumuyoruz. Toplumsal rolünde de 2025 yılında gerileme söz konusu değil mi? Kadınlar iş yerinde cam tavana çarpmaya devam ediyor… Atatürk'ün önderliğinde verilen birtakım haklar gittikçe de geriye gitti. Hani belki seçme seçilme hakkı anlamında değil ama toplumsal yaşamda ben geriye gittiğini. Bu cam tavan meselesini de çok ciddi anlamda yaşadık. O zaman ben farkında değildim mesela. Birçok meslektaşımla konuştuğumda da aynı şeyi hissediyorum ve görüyorum. Sadece kadına yönelik değil azınlıkta olan veya güçsüz bulunan gruplara, doğaya karşı da zorbalığın sürdüğü bir yıl oldu 2025…İçimiz karardı mı?

Nurhayat Akın Talay:  Türkiye’nin diğer gündem maddelerine geçersek Papa'nın ziyaretini konuşalım bence. Dünyanın da bir anda gözü Türkiye’ye çevrildi. Tarihi bir ziyaret oldu…

Efsun Erbalaban Yılmaz:  Aslında İznik Hristiyan alemi için çok özel bir yer. Ve uzun zamandır konuşuluyordu geleceği. Türk medyasının aşırı ilgi gösterdiğini düşünüyorum bu konuya. Elbette hani Papa'nın gelmesi, Türkiye'ye gelmesi çok önemli bir şey. Aynı zamanda siyasi bir figür olarak da görebiliriz Papa'yı. Tabii Tabii Eee hani böyle kültürlerin buluşması, işte Türkiye'nin sahip olduğu birtakım özel değerlerin tekrar hatırlatılması anlamında çok önemli ama medyada mesela şunu duydum ben, bir ulusal televizyon muhabiri işte sunum yaparken "Papa dedi iki adım ötemden geçti." Biraz abartıldı gibi geliyor bana… 

Nurhayat Akın Talay: Dış politika algısından kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Şimdi bizim ülkemizde yanlış bir dış politika algısı var. Dış politikada kardeşlikler, arkadaşlıklar, dostluklardan bahsediyoruz. Yani dış politikada tamamen diplomaside önemli olan kural menfaatlerdir. Bir iki ülke arasında dostluk, muhabbet, arkadaşlık, sevgi yok yani böyle bir şey.
Yani bizi çok sevdiğinden ya da bu ülke ile ilgili Hristiyan emelleri olduğundan gelmedi. Mutlaka aslında Papa sadece bir dini lider değil, çok ciddi bir ekonominin de liderilği konumunda, birçok şeyi yönlendirebiliyor. Yatırımları yönlendirebiliyor. Vatikan'ın etkinliğini herkes bu bünyada kabul ediyor. Böyle bir durum söz konusu.  Çünkü bakış açımız farklı. Bizim için aslında çok güzel. İznik'le ilgili bugüne kadar daha az bilen Hristiyan toplumu belki de kalkacak İznik'e. Tıpkı Meryem Ana'ya nasıl geliyorlar. Ondan sonra bir takım dini merkezleri Hatay'a nasıl gidiyorlar. Belki de İznik için böyle bir hareket oluşacak. Bir turizm açılım açısından yararlı bir gelişme de olacak diye düşünüyorum. 

Efsun Erbalaban Yılmaz: Bu açıdan tabii çok önemliydi. Ama Türkiye'nin bence çok daha önemli gündem maddeleri var. Mesela asıl tartışılması gereken konular alım gücünün düşmesi. Bence en kötü en can sıkıcı en can sıkıcı olay neydi diye sorarsanız mesela ben ilk 5'te bunu söylerim. Alım gücü inanılmaz düştü. 

Nurhayat Akın Talay: Yaşayan enflasyonla rakamlardaki enflasyon arasındaki farkı gerçekten hepimiz hissediyoruz. İşte son enflasyon rakamları açıklanmadan birkaç gün önce yani bir hafta önce falan bir anda motorun ve benzin fiyatlarında indirime gidiliyor. Arkasından enflasyon hesaplamaları yapılıp bir rakam açıklanıyor. Hep birlikte de bunun düşmüş olduğunu görüyoruz. Ama yaşadığımız bu mu? Yaşadığımız enflasyon, kiralara bakıyoruz, işte her türlü yiyecek, içecek maddelerinin, tüp gazın, elektriğin, suyun fiyatlarına bakıyoruz. Yaşadığımız enflasyonu hissediyoruz. Yani bir yıl önce gittiğimiz diyelim ki cebimizde 2000 lirayla gittiğimizde bir süpermarketin alışveriş sepetini tamamen doldurabiliyorduk. 2.000' liralık bir bütçeyle yani temel ihtiyaçlarımızı ancak doldurabiliyoruz. O yüzden de kimse enflasyon oranını bu %50'lerde kalabileceğini bana kabul ettiremez.

Efsun Erbalaban Yılmaz: Şimdi sürekli zam haberi veriyoruz. Zam zam zam. Bugün en son Hamamcılar Odası zam yapmış. Kese köpük fiyatı da 600 lira olmuş. %25 zam gelmiş…

Nurhayat Akın Talay: Yılbaşından önce gevreği 25 liradan yiyeceğimizi öğrendik. Bu da bir önemli bir zam. En az ekmek kadar İzmir'de gevrek satılır. Çünkü son derece yaygın. Hepimiz bir atıştırmalık olarak eğer dışarıdaysak sokak gevreğinden vazgeçemeyen insanlarız.
ekmek zammı çok önemli.

Efsun Erbalan Yılmaz: Biraz da güzel konulardan söz edelim mi? Kadın voleybol takımımız önemli başarılar elde etti… 12 Dev Adam başarısı da önemliydi. 

Nurhayat Akın Talay: Türkiye’nin kendi yaptığı ilk uydusu da çok gurur duyduğumuz bir konu oldu. İnşallah devamı gelir.  Bazı güzel olaylarımız da var yani gerçekten gurur duyduğumuz işte yapılan önemli milli savunmada gerçekten yani Türk mühendislerinin başardığı çok ciddi projeler, çok ciddi konular var. Bunların da inşallah daha da artacağını düşünüyorum. 

Efsun Erbalaban Yılmaz: Kayıplarımız da oldu yıl yeşil alan, orman ve sevdiğimiz birçok insan. Volkan Konak’a çok üzüldüm ben.. 

Nurhayat Akın Talay: Filiz Akın, Ferdi Tayfur,  çok değerli bazı şairlerimiz, yazarlarımız arka arkaya kaybettiğimiz kişiler var. En çok üzüldüğüm kayıplarımızdan biri Profesör Doktor Gazi Yaşargil oldu. 

Efsun Erbalaban Yılmaz: Gazi Hoca ile Ben bir röportaj yapmıştım. Tanımaktan onur duyduğum gerçekten çok değerli bir bilim adamını kaybettik. 2025'i böyle tamamladık. Her konuya biraz değindik. Kadın, ekonomi, siyaset dedik.. 2026'dan ne bekliyoruz acaba? Enerjik bir giriş yapalım 2026'ya. 

Nurhayat Akın Talay: Rahmetli annem umut fakirin ekmeğidir derdi. O ekmekten bolca yemek istiyorum.Sağlık alanında, ekonomide gerçekten sorunların daha giderilmiş olduğu, gerçekten güvenlikle ilgili enflasyonla ilgili önemli sorunlarımızın çözülmüş olduğu bir yıl olmasını diliyorum. Bunu da yürekten diliyorum. Hani dilek dilemiş olmak için değil de çok büyük ihtiyacımız olması nedeniyle diliyorum. Umarım bu sene yaz gelmeden önce yangın helikopterleri ülkemizde yer alır. Bütün sözleşmeleri yapılır, kiralamaları tamamlanır. 

Efsun Erbalaban Yılmaz: Bir ağaç bile kaybetmeyelim. Gerçekten ekosistemimiz açısından çok önemli, kuraklık yaşıyoruz. O kuraklık çok büyük bir konu. Aslında en çok konuşulması gereken şey o. Yani Papa'nın ziyareti gibi konular çok önemli ve medyada geniş şekilde ele alınmalı ama kuraklık geleceğimizi ilgilendiren bir konu. 2026'da umarım bundan sonra yağmur yağar, barajlar yapılır, su tutulur ve biz en azından İzmirlilerin her gece yaşadığımız su kesintileri de son bulur. Gelecek nesillerde bizim çocuğumuz acaba susuzluk çekecek mi diye düşünmeyiz. 

Nurhayat Akın Talay: Artık hava durumu izler gibi barajlardaki son durumu ben kendi adıma izliyorum. Sürekli olarak İZSU'nun sayfalarına giriyorum. Bakıyorum barajlarda son durum nedir? Hangi barajda ne kadar suyumuz kalmış? Ve gerçekten çok üzücü bir durum. Bu sene kuraklıkla ilgili çok ciddi önlemler de alınması gerektiğine inanıyorum. Mesela ben bir yerel yönetici olsaydım Ne yapardım? İlk önce bir İzmirli olarak bunu açık açık söylüyorum. Yüzme havuzlarının bu yıl doldurulmasını engellerdim. Yani sitelerde şahsi yüzme havuzlarının hepsinin doldurulmasını önlerdim. Çünkü bu büyük bir su israfı. O kadar suyumuz yok.

Efsun Erbalaban Yılmaz: Ben de katılıyorum. Gelecek nesiller söz konusu.B ununla ilgili eğer kendi yapmıyorsa birtakım önlemler alınması şart bence de. 2026'dan ben de su diliyorum. Önce kendim ve ailem, sevdiklerim için, izleyiciler için sağlık. Herkes için sağlık diliyorum. Mutluluk zaten çok zor elde edilen ve çok çabuk da kaybolan bir şey. Bunun için herkes elinden gelen çabayı gösteriyordur diye düşünüyorum. Ülkemizde daha demokrasi ihlallerinin daha az konuşulduğu bir ülke olsun istiyorum. Böyle arka arkaya "Aa bunu da unuttuk mu, şunu da unuttuk mu?" diye düşünmeyelim demokrasi ihlalini konuşurken. Bir de liyakat çok önemli bence. O da tabii demokrasi, insan hakları bunlarla çok iç içe kavram. Liyakat olsun. Bizim için belki artık buna sonra çok çok önemli değil. Biz de dilediğimizi söyleyebilecek ve bunun sonuçlarına katlanabilecek durumdayız ama umudumuzu kaybetmemek önemli. Ben 2026'dan en çok bunu diliyorum. 
Nurhayat Akın Talay: Ben de 2026'da hapiste düşünceleri nedeniyle bulunan meslektaşlarımız, siyasetçilerimiz, kim olursa olsun hepsinin özgürlüğüne kavuşmasını diliyorum. Gerçekten kimse düşüncelerinden dolayı suçlu kabul edilip suçlanmamalı. Onların hepsinin özgürlüğüne kavuşmasını yürekten diliyorum. Sağlık nedeniyle hastanelerde olan işte iyileşmeyi bekleyen herkese 2026'da daha sağlık, daha huzur, mutluluk diliyorum. Kendi ailemle birlikte. Güzel bir yıl olsun. Güzel bir yıl olsun.

Efsun Erbalaban Yılmaz: 2026 herkes için güzel bir yıl olsun.. Sohbet için teşekkür 

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika