İzmir'de Son Dakika

Merve Arkas: Hayalim, İzmir’in kültürüyle anılması

Süpermag Dergisi’nin iş insanı Merve Arkas, özel röportajıyla okuyucularla buluştu. Arkas, başarı hikâyesinden Monreve markasının doğuşuna, girişimcilik anlayışından İzmir’in turizm potansiyeline kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Merve Arkas: Hayalim, İzmir’in kültürüyle anılması
Haberler / Genel
1 Ağustos 2026 Cumartesi 14:01

Süpermag Dergisi’nin iş insanı Merve Arkas, özel röportajıyla okuyucularla buluştu. Süpermag Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İkbal Kaya’nın İzmir Torbalı’daki Arkas Bağları’nda gerçekleştirdiği röportajda Merve Arkas'la bir araya geldi. Arkas, başarı hikâyesinden Monreve markasının doğuşuna, girişimcilik anlayışından İzmir’in turizm potansiyeline kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Girişimci gençelere tavsiye veren Arkas, “Hayatın her alanında en büyük güç kararlılık ve sabırdır. Girişimci gençlere tavsiyem, hiçbir zaman ‘Ben oldum’ demeyin. İyi liderliğin cinsiyeti olduğuna inanmıyorum. Ancak kadınların sezgilerinin, detaylara verdiği önemin ve insan ilişkilerindeki hassasiyetlerinin özellikle hizmet sektöründe önemli bir katkı sağladığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

Lüksün yeni tanımı: Anlamlı deneyimler

Merve Arkas, başarıları ve zarafetiyle dikkat çeken bir iş insanı olmasının ötesinde, hiç bitmeyen öğrenme merakı ve hayata duyduğu heyecanla öne çıkıyor. Kurmuş olduğu otelleri ve restoranları yalnızca birer konaklama veya gastronomi noktası olarak görmeyen Arkas, bu alanları insanların hafızasında yer edecek yaşam deneyimleri olarak tasarlıyor. Lucien Arkas ile çıktığı ortak yolculuklardan, Art Monreve Travel rotalarına ve İtalya’daki Tenuta Aliotti mirasına kadar her projede detaylara verdiği önem ve samimi dokunuş dikkat çekiyor.

Merve Arkas, iyi liderliğin cinsiyeti olmadığına inanıyor. Ancak kadınların sezgileri, estetik anlayışı ve insan ilişkilerindeki hassasiyetlerinin hizmet sektörüne önemli katkılar sunduğunu belirtiyor.

“Beni ben yapan şey hiç bitmeyen öğrenme isteği”

Merve Arkas kimdir? Hayata hangi pencereden bakıyor?

“Bana göre lüks yalnızca sahip olunan şeylerle değil, kendinize ayırabildiğiniz zaman ve yaşayabildiğiniz anlamlı deneyimlerle ilgilidir.

Ben kendimi hiçbir zaman sadece bir iş insanı olarak tanımlamadım. Üretmeyi seven, merak eden ve öğrendikçe heyecanlanan biriyim. Sanırım beni ben yapan şey de bu hiç bitmeyen öğrenme isteği.

Yeni bir ülkeye gittiğimde de tarihi bir yapının içinde yürürken de bir şefle mutfağında sohbet ederken de aynı heyecanı hissediyorum. Hayata biraz keşfetme duygusuyla bakıyorum.

Her coğrafyanın, her insanın ve her kültürün bize anlatacağı bir hikâyesi olduğuna inanıyorum. Dinlemeyi bilirseniz, o hikâyeler size yeni bakış açıları ve yeni fikirler kazandırıyor.

Sabah beni yataktan kaldıran şey ise başarıdan çok üretmenin kendisi. Bir projenin ilk fikrinden hayata geçtiği ana kadar geçen yolculuk beni inanılmaz motive ediyor.”

“Lüksün geleceği özgünlükte”

İzmir’den Toskana’ya uzanan turizm ve gastronomi projelerini değerlendiren Arkas, kusursuz tatil anlayışının zaman içinde değiştiğini belirtiyor:

“Eskiden iyi bir konaklama deneyimini daha çok konfor ve hizmet kalitesi üzerinden tanımlardım. Bugün ise benim için asıl değer, bir yerin insanda bıraktığı histe saklı.

Misafirin yalnızca güzel vakit geçirmesi değil, bulunduğu coğrafyayla gerçek bir bağ kurabilmesi çok önemli.

Ege’de de Toskana’da da beni etkileyen şey, insanların yaşam kültürünü doğal bir şekilde koruyabilmiş olmaları.

İyi bir destinasyon, bulunduğu yeri taklit etmeyen, tam tersine onun karakterini görünür kılan yerdir. Lüksün geleceğinin standartlaşmada değil, özgünlükte olduğuna inanıyorum.”

“Hayalim, İzmir’in kültürüyle anılması”

Art Monreve Travel projesiyle İzmir’in antik kentlerini ve sanat merkezlerini deneyim odaklı rotalara dönüştürdüklerini belirten Arkas, Türkiye’nin kültürel miras açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

“Türkiye, kültürel miras açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Ancak bazen elimizdeki değeri anlatmak konusunda yeterince cesur davranmadığımızı düşünüyorum.

Bugün insanlar yalnızca yeni yerler görmek istemiyor, anlamlı deneyimler yaşamak istiyor.

Benim hayalim, İzmir’in sadece deniziyle değil; kültürü, sanatı, arkeolojisi ve gastronomisiyle de dünyanın önemli destinasyonlarından biri olarak anılması.”

“Monreve, hayata bakışımı yansıtıyor”

Monreve markasının kendisiyle bütünleşen bir yapı olduğunu ifade eden Arkas, şöyle konuştu:

“Monreve hiçbir zaman yalnızca ticari bir marka olarak doğmadı. İçinde benim hayata bakışımı, seyahat anlayışımı ve misafirperverlikten ne anladığımı taşıyor.

Bir yere gittiğimde yalnızca güzel bir otelde kalmayı istemiyorum. O şehrin ruhunu hissetmek, yerel insanlarla bağ kurmak ve bulunduğum coğrafyanın hikâyesini anlamak istiyorum.

İnsanlar güzel odaları, lezzetleri, hatta manzaraları unutabiliyor; ama kendilerini nasıl hissettiklerini unutmuyorlar.”

“Gerçek kalite kendini ispat etmeye ihtiyaç duymaz”

Sessiz lüks ve zamansız tasarım anlayışını anlatan Arkas:

“Benim için bir objeyi, yapıyı ya da deneyimi zamansız kılan şey, yıllar geçse de değerini ve anlamını koruyabilmesidir.

Bunu sağlayan ise gösteriş değil; oran, malzeme, işçilik, doğallık ve özenle kurulmuş bir dengedir.

Gerçek kalite, kendini ispat etmeye ihtiyaç duymaz.”

“Gerçek misafirperverlik özenli olmaktır”

Kadınların hizmet sektöründeki rolünü değerlendiren Arkas:

“Ben meseleye kadın ya da erkek perspektifinden bakmıyorum. İyi liderliğin cinsiyeti olduğuna inanmıyorum.

Ancak kadınların sezgilerinin, detaylara verdiği önemin ve insan ilişkilerindeki hassasiyetlerinin özellikle hizmet sektöründe önemli bir katkı sağladığını düşünüyorum.

Gerçek misafirperverlik, gösterişli olmakla değil, özenli olmakla ilgilidir.”

“Başarı sabır, istikrar ve emekle örülen bir yolculuktur”

Genç girişimcilere tavsiyelerde bulunan Arkas:

“Gençlere vereceğim en önemli tavsiye; her koşulda çalışmaktan, öğrenmekten ve kendilerini geliştirmekten vazgeçmemeleri olurdu.

Başarı, bir anda ulaşılan bir hedef değil; sabır, istikrar ve emekle örülen uzun bir yolculuktur.

Bu yüzden hiçbir zaman ‘Ben oldum’ demesinler.

Çünkü gerçek gelişim, insanın her gün kendisine yeni bir şey katabilmesidir.”

“Monreve bir yaşam biçimi olarak hatırlansın”

Gelecek hedeflerini anlatan Arkas, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ben Monreve’in yalnızca otelleriyle, restoranlarıyla ya da seyahat deneyimleriyle anılan bir marka olmasını istemiyorum.

En büyük hayalim, insanların ‘Monreve’ ismini duyduklarında akıllarına bir yaşam biçiminin gelmesi.

Yaşadığı coğrafyaya saygı duyan, kültürü görünür kılan, insanlara bulundukları yerle gerçek bir bağ kurma fırsatı sunan ve misafirlerine ilham veren bir marka...

Çünkü sonunda geriye kalan şey binalar ya da yatırımlar değil, insanların zihninde ve kalbinde bıraktığınız izdir.”

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika