İzmir'de Son Dakika

Orta Doğu’nun mezhep kıskacı: Kan, gözyaşı ve tek kurtuluş yolu

Tarih, sadece geçmişin bir kaydı değil, aynı zamanda bugün düştüğümüz hataların bir aynasıdır. Bugün dönüp Orta Doğu’nun kalbine baktığımızda, bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme sancılarıyla kurmaya çalıştığı o köklü yerel yönetim geleneğinin yerini, emperyalizmin eliyle dikilen zehirli bir sarmaşığa bıraktığını görüyoruz. 1864 Vilayet Nizamnamesi ve 1877 Belediye Kanunu ile Beyrut’tan Bağdat’a kadar uzanan o nizam, yerini etnik ve mezhepsel kotalara bıraktığından beri bölge gün yüzü görmedi.
Orta Doğu’nun mezhep kıskacı: Kan, gözyaşı ve tek kurtuluş yolu
Haberler / Güncel
10 Nisan 2026 Cuma 12:20

Tarih, sadece geçmişin bir kaydı değil, aynı zamanda bugün düştüğümüz hataların bir aynasıdır. Bugün dönüp Orta Doğu’nun kalbine baktığımızda, bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme sancılarıyla kurmaya çalıştığı o köklü yerel yönetim geleneğinin yerini, emperyalizmin eliyle dikilen zehirli bir sarmaşığa bıraktığını görüyoruz. 1864 Vilayet Nizamnamesi ve 1877 Belediye Kanunu ile Beyrut’tan Bağdat’a kadar uzanan o nizam, yerini etnik ve mezhepsel kotalara bıraktığından beri bölge gün yüzü görmedi.

Mezhep Kotası: İstikrar Değil, Yıkım Reçetesi

Bugün Lübnan ve Irak’ın içinde bulunduğu durum, "mezhepsel demokrasi" denilen o süslü kavramın aslında birer intihar düzeneği olduğunu kanıtlıyor. Lübnan’da 1943 Ulusal Paktı ile başlayan ve 1989 Taif Antlaşması ile mühürlenen güç paylaşımı, ülkeyi bir "uzlaşı mucizesi" değil, bir "çürüme merkezine" dönüştürdü. Cumhurbaşkanının Maruni, Başbakanın Sünni, Meclis Başkanının Şii olması zorunluluğu, devlet liyakatini bitirmiş; yerine her liderin kendi mezhebine hizmet ettiği bir "müştericilik" sistemi getirmiştir.

Aynı tabloyu 2003 sonrası Irak’ta görüyoruz. "Muhassasa" adı verilen bu kota sistemi, Irak’ı petrol zenginliğine rağmen elektriği kesik, sokakları milis dolu bir enkaza çevirdi. Mezhepsel ve etnik bloklar arasındaki güç kavgası, devletin egemenliğini yok ederken; kapıyı dış müdahalelere, vekâlet savaşlarına ve teröre sonuna kadar araladı.

Sonuç ortada: Bu sistemlerin bölgeye vaat ettiği tek bir şey vardır; o da bitmek bilmeyen kan, dinmeyen gözyaşı ve topyekûn bir yıkımdır.

Suriye’nin Hibrid Arayışı ve Büyük Ders

2025 sonrası Esad rejiminin devrilmesiyle şekillenmeye çalışan Yeni Suriye, bugün bu iki felaket modelinden kaçmaya çalışıyor. Ahmed el-Şaraa yönetimindeki yeni Şam, Lübnan ve Irak’ın düştüğü "işlevsiz devlet" tuzağına düşmemek için gözünü kuzeye, yani Türkiye’nin üniter ve merkezi yapısına dikmiş durumda. Ancak sahadaki milis yapılar ve etnik özerklik talepleri, Suriye’yi hala o mezhepsel uçurumun kenarında tutuyor.

Tek Kurtuluş: Atatürk’ün Cumhuriyet Reçetesi

Peki, Orta Doğu’nun bu makûs talihi değişebilir mi? Cevap, bir asır önce Anadolu’da yazıldı.

Lübnan’ın felç olmuş bürokrasisinden, Irak’ın milisleşmişsokaklarından ve Suriye’nin belirsizliğinden kurtulmanın yegâne yolu; mezhep kotaları, etnik parselasyonlar veya cemaatler arası pazarlıklar değildir. Kurtuluş; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu laik, üniter ve tam bağımsız devlet yapısının benzerinin bu topraklarda hayat bulmasıyla mümkündür.

İnsanları mezhebine, kavmine veya sülalesine göre tasnif eden "orta çağ" kalıntısı yönetim modelleri yıkılmadan; yerine "kimsesizlerin kimsesi" olan bir Cumhuriyet konulmadan bu coğrafyaya barış gelmeyecektir. Liyakati esas alan, her bireyi "vatandaş" temelinde eşit kılan ve dini siyasetin prangalarından kurtaran Atatürkçü sistem, Orta Doğu için bugün bir "tercih" değil, bir "varoluş" zorunluluğudur.

Aksi takdirde, bu coğrafyanın haritaları başkaları tarafından çizilmeye, evlatları ise başkalarının savaşlarında ölmeye devam edecektir. Kurtuluş ne Şam’da ne Bağdat’ta ne de Beyrut’ta; kurtuluş, o sarsılmaz Cumhuriyet ışığındadır.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika