TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İzmir Şubesi, İzmir’de SGK borçları gerekçe gösterilerek kamu mülkiyetindeki alanların imar planı değişiklikleriyle satışa hazırlanmasına tepki gösterdi. Oda, kamuya ait sosyal tesis, sağlık ve eğitim alanlarının “özel” ibaresi eklenerek sermayenin tasarrufuna açılmasının İzmir’in geleceğini tehdit ettiğini vurguladı.
ŞPO İzmir Şubesi tarafından yapılan açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ocak ayı gündeminde yer alan plan değişiklikleriyle mülkiyeti kamuda bulunan “Belediye Hizmet Alanı”, “İtfaiye Alanı”, “Sağlık Tesis Alanı” ve “Eğitim Alanı” gibi sosyal altyapı alanlarının özel kullanımlara dönüştürüldüğü belirtildi. Bu alanların “ticaret”, “turizm” ve “gelişme konut alanı” gibi kullanımlarla satışa konu edildiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, Şehir Plancıları Odası’nın 8 Ağustos 2025 tarihinde yaptığı basın açıklamasıyla yerel yönetimleri kamu mülklerini korumaya çağırdığı hatırlatılarak, tüm uyarılara rağmen plan değişikliklerinin sürdüğü ifade edildi. Son olarak Balçova ilçesi Çetinemeç Mahallesi’nde bulunan ve “Belediye Hizmet Alanı” olarak planlı bir parselin “Ticaret–Turizm Alanı”na dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliğinin oda tarafından yargıya taşındığı bildirildi.
ŞPO İzmir Şubesi, 12 Ocak 2026 tarihli İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi gündeminde yer alan yeni plan değişiklikleriyle birlikte, kamuya ait taşınmazların imar yoluyla özel sermayeye devredildiğini belirterek, bu yaklaşımın kentin ortak geleceğini ipotek altına aldığını savundu. Açıklamada, günü kurtarmaya yönelik bu tür uygulamaların uzun vadede yerel yönetimlerin kendi mülklerinden mahrum kalmasına ve kamusal hizmetleri sunamaz hale gelmesine yol açacağı uyarısı yapıldı.
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ne çağrıda bulunan Şehir Plancıları Odası, iktidar tarafından muhalif belediyelere uygulanan mali baskılara karşı kamu mülklerini koruyan politikalar geliştirilmesi gerekirken, özelleştirme anlayışının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Oda, kamu yararını gözetmeyen bu kararlardan derhal vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, kamu mülklerinin satılamayacağını, pazarlık konusu edilemeyeceğini ve sermayeye devredilemeyeceğini ifade etti.
Açıklamanın sonunda, halkın kamusal ihtiyaçlarına hizmet etmesi gereken alanların özelleştirilmesine ve bu alanlarda halkın kullanımını kısıtlayan tüm düzenlemelere karşı hukuki mücadele yürütüleceği kamuoyuna duyuruldu.