İzmir'de Son Dakika

TMMOB ve İzmir Barosu’ndan Menemen TOKİ projesine tepki

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu, Menemen Doğaköy’de yapılması planlanan TOKİ projesine ilişkin yürütmenin durdurulması kararının ardından alandaki tüm hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulmasını istedi.
TMMOB ve İzmir Barosu’ndan Menemen TOKİ projesine tepki
Haberler / Genel
15 Ekim 2026 Perşembe 10:43

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu, Menemen Doğaköy’de yapılması planlanan TOKİ projesine ilişkin yürütmenin durdurulması kararının ardından alandaki tüm hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulmasını istedi. Açıklamada, bilirkişi raporunda arkeolojik miras, deprem, heyelan, taşkın ve doğal yaşam açısından risklerin ortaya konulduğu belirtildi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu ile İzmir Barosu, İzmir’in Menemen ilçesi Doğa Mahallesi’nde yapılması planlanan TOKİ konut projesine ilişkin ortak açıklama yaptı. Projeye verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşı açılan dava kapsamında yürütmenin durdurulması kararı alındığını belirten kurumlar, alandaki çalışmaların durdurulması ve meydana gelen tahribatın giderilmesi çağrısında bulundu.

Açıklamanın tam hali ise şu şekilde: 

"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 101 ada, 8 ve 9 numaralı parsellerde yapılması planlanan 5011 konutluk proje için verilen 27.01.2026 tarihli "ÇED Olumlu" kararına karşı başlatılan hukuki süreç devam ederken yargı süreci beklenmeden ve hiçbir alt ölçekli imar planı ile kurum izni tamamlanmadan alan içerisinde hafriyat ve inşaat faaliyetleri fiilen başlanmıştır. Yürürlükteki üst ölçekli çevre düzeni planlarında "Tarım Arazisi" ve "Çayır-Mera" vasfında kalan bu alanda inşaat faaliyetlerinin sürdürülmesi planların kademeli birlikteliği ilkesini ve mevzuatı açıkça yok saymaktadır!

İzmir İli, Menemen İlçesi, Doğa Mahallesi’nde yaklaşık 15 bin konutluk yerleşim projesine ilişkin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararına karşı yöre halkının açtığı davada alınan Bilirkişi Raporu, projenin hukuksuzluğunu ve alanda başlayan inşaat faaliyetlerinin yaratacağı geri dönülemez tahribatı ortaya koymuştur.

İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin (E:2026/368) yürüttüğü dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda;

● Proje alanının bitişiği, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Neonteikhos Antik Kenti'dir. Bilirkişi heyeti, alanda başlayan hafriyat ve inşaat çalışmalarının kültür varlıklarını şimdiden tahrip ettiğini ve sit bütünlüğünü bozduğunu açıkça tespit etmiştir. İlgili koruma kurullarından izin alınmadan tarihimizin üzerine beton dökülmektedir.

● Proje alanı, Menemen Fay Zonu üzerinde yer almasına rağmen imar planına esas zemin etüdü yapılmamıştır. Yüksek eğimli yamaçlarda ve dere yataklarında planlanan bu projede heyelan, kaya düşmesi ve sel (taşkın) riskleri için yeterli bilimsel önlem alınmamış; on binlerce insanın can güvenliği hiçe sayılmıştır.

● İnşaat çalışmalarıyla birlikte alandaki dere yatakları doldurulmuş, göletler kurutularak suları boşaltılmış ve flora-fauna habitatları parçalanmıştır. Endemik bitki türleri, yöre halkının geçim kaynağı olan tarım ve mera alanları geri dönülmez şekilde yok edilmektedir.

● Bölgedeki düşük yoğunluklu kırsal yerleşimi, kırsal üretimi tahrip edecek ve bölgenin rant odaklı dönüşümünün önünü açacak projenin, mevcut ulaşım ağlarına getireceği trafik yükü bilimsel olarak hesaplanmamış ve kamu yararı gözetilmemiştir.

ÇED Olumlu kararı, bir projenin doğrudan uygulanmasına imkân veren tek başına yeterli bir idari işlem değildir. Alt ölçekli imar planları dahi olmadan, üst ölçek plan kararlarına, şehircilik ilkelerine ve yasal mevzuata aykırı olarak yürütülen inşaat faaliyetleri ile kent suçu işlenmektedir.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Anayasanın 135. maddesinde tanımlanan 66 ve 85 sayılı KHK ve 7303 sayılı yasa ile değişik 6235 sayılı yasaya göre kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.

Yargı süreci devam ederken sosyal medya üzerinden yapılan spekülatif paylaşımların ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamaların, bilimsel ve teknik esaslar çerçevesinde değerlendirme yapmakla yükümlü bilirkişi heyeti üzerinde baskı oluşturma riski taşıdığını önemle vurguluyoruz. Bilirkişilik kurumunun bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürebilecek her türlü girişimin karşısında olduğumuzu, yargı sürecinin hiçbir yönlendirme ve baskıya maruz kalmaksızın bilimsel gerçekler ve hukukun üstünlüğü temelinde yürütülmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.

Yöre halkının yaşam alanlarına, tarım ve mera arazilerine, doğal ve kültürel mirasına sahip çıkmak amacıyla sürdürdüğü kararlı ve ısrarlı mücadele sonucunda, proje hakkında yürütmenin durdurulması kararı alınmıştır. Bu karar, halkın örgütlü mücadelesinin ve hukuki girişimlerinin önemli bir kazanımıdır. Ancak söz konusu kararın alınmış olması tek başına yeterli değildir. Kararın eksiksiz uygulanması, alandaki tüm hafriyat ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması ve bugüne kadar meydana gelen tahribatın giderilmesi için ilgili tüm kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi zorunludur.

Telafisi mümkün olmayan tahribatın önüne geçilmesi için, ilgili tüm kurumları görevlerini yapmaya ve hukuka aykırı yürütülen inşaat faaliyetlerini DERHAL DURDURMAYA çağırıyoruz.

Doğal alanlarımızı, kültürel mirasımızı, kırsal alanlarımızı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğimizi, bilimsel dayanaktan yoksun ve kamu yararı taşımayan bu projeye karşı sonuna kadar mücadele edeceğimizi ve hukuki sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika