Türkiye, uzayın barışçıl ve sürdürülebilir şekilde keşfedilmesine yönelik uluslararası iş birliğinin çerçevesini oluşturan Artemis Anlaşmaları’na imza attı. Washington’daki NASA Genel Merkezi’nde düzenlenen törende Türkiye adına imzayı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır attı. Türkiye, anlaşmanın 71’inci imzacısı oldu.
Törene NASA Yöneticisi Jared Isaacman, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye Uzay Ajansı temsilcileri ve davetliler katıldı. Anlaşmayla Türkiye; Ay, Mars ve derin uzayın keşfinde şeffaflık, barışçıl kullanım, veri paylaşımı ve ülkeler arasında birlikte çalışabilirlik ilkelerini esas alan uluslararası iş birliği yapısına dahil oldu.
KACIR: TÜRKİYE UZAYDA AKTİF VE SORUMLU BİR ROL ÜSTLENECEK
Törende konuşan Bakan Mehmet Fatih Kacır, Artemis Anlaşmaları’na imza atılmasını Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki hedefleri açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi.
Türkiye’nin son 20 yılda uydu teknolojilerinde tasarım, mühendislik, entegrasyon, test, üretim ve işletme alanlarında önemli kabiliyetler kazandığını belirten Kacır, Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’nın bu kapasiteyi daha ileri bir noktaya taşıdığını söyledi.
Kacır, Türkiye’nin hedefinin yalnızca uydu teknolojileriyle sınırlı olmadığını belirterek, uzayda sürdürülebilir bir varlık oluşturmak, milli hak ve menfaatleri korumak ve uzayın barışçıl kullanımını insanlığın yararına geliştirmek istediklerini ifade etti.
AY HEDEFİ İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında belirlediği hedeflere de değinen Kacır, insanlı uzay uçuşları ve bilimsel araştırmaların yanı sıra Ay görevlerine yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 13 bilimsel deney gerçekleştirdiğini, ikinci astronot Tuva Cihangir Atasever’in ise yörünge altı araştırma uçuşunda 7 deney yaptığını belirten Kacır, bu görevlerin gençlerin uzaya olan ilgisini artırdığını söyledi.
Kacır, Ankara’da uzay teknoparkı kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü, sivil, ticari ve uluslararası fırlatma faaliyetlerini destekleyecek bir uzay limanı için de çalışmaların başlatıldığını kaydetti.
HEDEF 2027’DE AY’A ULAŞMAK
Türkiye’nin Ay Araştırma Programı kapsamında kendi uzay aracını ve derin uzay görevlerinde kullanılacak kritik teknolojileri geliştirdiğini belirten Kacır, hedefin 2027 yılında Ay’a ulaşmak olduğunu açıkladı.
Kacır, milli imkanlarla geliştirilen hibrit itki teknolojisinin kullanılacağı görevle yalnızca Ay’a ulaşmayı değil, bilimsel veriler elde etmeyi ve daha ileri derin uzay görevleri için teknolojik deneyim kazanmayı amaçladıklarını söyledi.
Bu görev kapsamında itki sistemleri, uzay aracı tasarımı, otonom sistemler, haberleşme ve derin uzay operasyonları alanlarındaki kabiliyetlerin geliştirilmesi hedefleniyor.
ARTEMİS ANLAŞMALARI İÇİN "ÖNEMLİ BİR ÇERÇEVE" VURGUSU
Artemis Anlaşmaları’nın uzayın gelecekteki keşfi için barışçıl, şeffaf ve öngörülebilir bir ortam oluşturduğunu belirten Kacır, anlaşmanın ülkeler arasındaki bilimsel iş birliği ve teknoloji ortaklıklarının geliştirilmesi açısından da önemli bir temel sunduğunu ifade etti.
Türkiye’nin sahip olduğu teknolojik kabiliyetleri, bilimsel uzmanlığını ve uzayın barışçıl keşfine yönelik yaklaşımını uluslararası iş birliğine taşımaya hazır olduğunu söyleyen Kacır, robotik sistemlerden Ay altyapısına, haberleşmeden bilimsel faydalı yüklere kadar farklı alanlarda ortak çalışmalar yapılabileceğini belirtti.
NASA YÖNETİCİSİ ISAACMAN: TÜRKİYE'Yİ AĞIRLAMAKTAN ONUR DUYUYORUZ
NASA Yöneticisi Jared Isaacman ise Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılmasının uluslararası uzay iş birliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Türkiye’nin anlaşmanın 71’inci imzacısı olarak aralarına katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Isaacman, Türkiye’nin uzayın barışçıl, şeffaf ve sorumlu şekilde keşfedilmesine bağlı ülkeler arasındaki yerini aldığını ifade etti.
KACIR'DAN GENÇLERE UZAY ÇAĞRISI
Türkiye’de özellikle gençlerin uzay bilimi ve teknolojilerine ilgisinin arttığına dikkat çeken Kacır, bu ilgiyi somut teknolojik kabiliyetlere dönüştürmek istediklerini söyledi.
Gençlerin gelecekte uzay araçları tasarlayan mühendisler, bilimsel çalışmalar yürüten bilim insanları, girişimciler ve astronotlar olmalarını hedeflediklerini belirten Kacır, TEKNOFEST, bilim iletişimi programları ve gökyüzü gözlem etkinliklerinin gençlere ilham vermeyi sürdürdüğünü kaydetti.
ARTEMİS II MÜRETTEBATINA ANTALYA DAVETİ
Kacır, konuşmasının sonunda 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
NASA ve ABD uzay camiasını kongrede ağırlayacak olmaktan memnuniyet duyduklarını belirten Kacır, Artemis II mürettebatını da Antalya’daki IAC 2026’ya davet etti.
Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılımının uluslararası uzay iş birliğinde yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni eden Kacır, ABD, NASA ve anlaşmaya taraf ülkelerle ortak çalışmaların daha da geliştirilmesini istediklerini ifade etti.