Türkiye’nin Fethiye-Kaş arasında bulunan bir bölge ile Gökçeada çevresindeki alanı “Milli Deniz Parkı” ilan etmesi, Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Ankara’nın bu adımı, Yunanistan’ın yıllardır dayanak olarak gösterdiği Sevilla Haritası üzerinden yapılan değerlendirmelerin de yeniden tartışılmasına neden oldu.
SEVİLLA HARİTASI NEDİR?
2007 yılında Prof. Juan Luis Suarez de Vivero tarafından hazırlanan Sevilla Haritası, Ege ve Akdeniz’de adaların deniz yetki alanlarına sahip olabileceği yaklaşımını ortaya koyuyor. Haritanın herhangi bir hukuki bağlayıcılığı bulunmamasına rağmen Yunanistan tarafından Ege’deki tezlerini destekleyen bir çalışma olarak öne çıkarılıyor.
Bu yaklaşım, Türkiye’nin Ege kıyılarına sıkışacağı ve Yunanistan’ın bölgedeki deniz alanlarını genişleteceği yönündeki tartışmaların temel başlıklarından biri haline geldi.
ATİNA’NIN EGE PLANI TARTIŞILIYOR
Türkiye’nin iki farklı bölgede Milli Deniz Parkı ilan etmesi, Atina’nın Ankara’nın Ege politikalarına ilişkin değerlendirmelerini de yeniden gündeme getirdi. Yunan basınında Türkiye’nin denizlerdeki politikası üzerinden gerilim vurgusu yapılırken, Ankara’nın daha aktif bir strateji izlemeye başladığı yorumları öne çıktı.
Yunanistan’ın ise Türkiye’ye karşı uluslararası alanda destek arayışını sürdürdüğü belirtiliyor.
TÜRKİYE’DEN DENİZ YETKİ ALANLARI HAMLESİ
Ankara, Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusunda daha önce de önemli adımlar attı. Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları anlaşması, Yunanistan’ın bölgedeki tezlerine karşı Ankara’nın en önemli hamlelerinden biri olarak değerlendirildi.
Milli Deniz Parkı ilanlarıyla birlikte Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik ve yetki alanlarına ilişkin yaklaşımı yeniden gündeme gelirken, Sevilla Haritası’nın siyasi tartışmalardaki yeri de sorgulanmaya başladı.
Haritanın hukuki bir belge olmamasına rağmen Yunanistan tarafından Türkiye’ye karşı kullanılan bir argüman olarak öne çıkarılması, Ankara’nın ise bu yaklaşımı kabul etmemesi Ege’deki uzun süredir devam eden anlaşmazlığın temel başlıkları arasında yer alıyor.