Bugün hangi kente başınızı çevirseniz benzer bir manzarayla karşılaşıyorsunuz: Bir yanda yüksek rant vaatleriyle yükselen lüks cam kuleler, diğer yanda ise deprem korkusuyla baş başa bırakılmış, dar gelirli vatandaşların sıkıştığı fiziki ve sosyal çöküntü alanları... Kadife Kale’den Tarlabaşı’na, Altındağ’dan Çinçin’e kadar uzanan bu tablo, kentsel dönüşümün Türkiye’de ne yazık ki uzun yıllardır "bütüncül bir şehir planlaması" değil, yalnızca afet sonrasında akla gelen "tepkisel bir kriz yönetimi" olarak algılanmasının acı bir sonucudur.
Peki, rantsal kaygılara ve yüksek maliyet krizlerine teslim olmadan, dar gelirli aileleri ev sahibi yapan güvenli ve insanca bir kentsel dönüşüm gerçekten mümkün mü?
Bu sorunun cevabı için çok uzaklara gitmeye gerek yok; geçmişe, Türkiye belediyecilik tarihine damga vuran somut bir başarı örneğine bakmak yeterli.
Bir Televizyon Fiyatına Konut Üretmek: İzmir’in Tarihi EVKA Başarısı
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 1984-1989 ve 1994-1999 yılları arasındaki Belediye Başkanı Dr. Burhan Özfatura ve ekibi, Türkiye kentsel dönüşüm tarihinin en özgün modelini hayata geçirdi. Ege-Kop iş birliği ve 7 ayrı EVKA toplu konut projesiyle toplam 35 bin konut imal edildi.
En önemlisi neydi biliyor musunuz? Dar gelirli vatandaşların ev sahibi olabilmesi için konut maliyetleri, "o günün ortalama bir televizyon fiyatı" seviyesine düşürüldü.
Bugün devasa bütçelerle çözülemeyen konut krizinin ortasında, o dönemde bu mucize nasıl başarıldı? Yanıtı üç temel stratejik hamlede saklı:
1. Açık ve Şeffaf İhale Yöntemi: İhaleler tüm kamuoyunun gözü önünde, tam bir şeffaflıkla gerçekleştirildi. Aracı, komisyoncu ve rant maliyetleri tamamen sıfırlandı.
2. Muhalif Meslek Odalarının Bağımsız Denetimi: Yönetim, siyasi olarak kendisine tamamen muhalif duruş sergileyen TMMOB’a bağlı Mimar ve Mühendis Odalarını denetim süreçlerine doğrudan dâhil etti. Teknik kaliteden ve deprem güvenliğinden ödün vermeyen tarafsız bir denetim mekanizması kuruldu; halkın projeye güveni tam sağlandı.
3. Merkezi İdarenin Pozitif Arazi Tahsisi: Merkezi hükümet ile yerel idare arasındaki siyasi görüş farklılıkları bir kenara bırakıldı. Hazine arazileri, kamu yararı doğrultusunda toplu konut üretimi için belediyeye pozitif bir yaklaşımla tahsis edildi.
Bugün Nerede Hata Yapıyoruz?
Akademik literatür, kentsel dönüşümün sosyal güvence ve "yerinde dönüşüm" ilkesiyle desteklenmediğinde kentsel yoksulluğun coğrafi olarak yer değiştirmesinden başka bir işe yaramadığını açıkça ortaya koyuyor. Değerli arazilerin rant odaklı dönüşümü; alt gelir grubunu kent dışına sürerken, kent merkezlerini "soylulaştırma" kurbanı yapıyor.
Bugün belediyelerimizin karşılaştığı temel tıkanıklıklar ortada:
1. Daralan Öz Kaynaklar ve Yüksek Maliyetler: Çözüm; imar hakları transferi, Gayrimenkul Sertifikası ve EVKA modelinde olduğu gibi şeffaf ihalelerle rantpayını ortadan kaldırmaktır.
2. Mevzuat ve Yetki Karmaşası: Çözüm; 6306 sayılı Kanun, İmar Kanunu ve TOKİ yetki çakışmalarını bitirecek yerel "Tek Duraklı Başvuru Merkezleri" kurmaktır.
3. Güvensizlik ve Vatandaş Direnci: Çözüm; bağımsız değerleme raporları ve meslek odalarının içinde yer aldığı şeffaf uzlaşma komisyonlarıdır.
Çözüm İçin 5 Temel Sütun
İzmir’in tarihsel EVKA tecrübesi ve güncel araştırmalar gösteriyor ki; geleceğin dirençli ve adil kentlerini inşa etmek için şu 5 ilkeden taviz verilemez:
1. Katılımcı Yönetişim ve Odaların Denetimi: Tarafsız meslek odaları sürecin merkezinde olmalı.
2. Şeffaf Finansal Mimari: Açık ihaleler ve yenilikçi kamu-özel sektör iş birlikleri kurulmalı.
3. Kamu Kurumları Arasında Siyaset Üstü İş Birliği: Hazine arazisi tahsisinde partizanlık değil, kamu yararı gözetilmeli.
4. Sosyal Konut ve "Yerinde Dönüşüm" Garantisi: Mülk sahipleri ve kiracılar yerinden edilmemeli.
5. Bilimsel ve Ekolojik Planlama: CBS tabanlı veri yönetimi ve jeolojik mikro-bölgeleme şart koşulmalı.
Rantı değil insanı, siyasi çekişmeyi değil kamu yararını merkeze alan İzmir EVKA Modeli, bugün Türkiye'nin her şehrinde ihtiyaç duyduğumuz kentsel dönüşüm reçetesinin ta kendisidir.
Geçmişte başardık, doğru ilkelerle yine başarabiliriz.
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=ucqoPLXTgCQ

3