İzmir'de Son Dakika
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İzmir'in bütçe çıkmazı: Veren el neden alan el olamıyor?
Mehmet Talat Şimdi
YAZARLAR
19 Ocak 2026 Pazartesi

İzmir'in bütçe çıkmazı: Veren el neden alan el olamıyor?

Takvimler 15 Ocak 2026’yı gösterdiğinde, milyonlarca İzmirli gözünü Resmi Gazete’nin mükerrer sayısına dikti. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2026 Yılı Yatırım Programı, İzmir için ayrılan ödenekleri de gün yüzüne çıkardı. Ulaşımdan turizme, tarımdan sanayiye kadar onlarca proje için "milyarlarca lira" telaffuz edilse de, madalyonun diğer yüzü oldukça düşündürücü bir tabloyu önümüze koyuyor.

2025: İZMİR’İN VERGİ REKORU
Önce geride bıraktığımız yılın rakamlarına bakalım. 2025 yılı verilerine göre İzmir, Türkiye genel bütçe gelirlerine en çok katkı sağlayan üçüncü il olma unvanını kimseye bırakmadı. İzmir’den toplanan vergi miktarı 800 milyar TL eşiğini aşarken, kentin merkezi yönetimden aldığı doğrudan yatırım payı bu rakamın sadece %3 civarında kaldı. Yani İzmir, merkezi bütçeye 100 birim vergi verirken, yatırım olarak bunun çok küçük bir kısmını geri alabildi.

2026 YATIRIM KARNESİ: PROJE ÇOK, ÖDENEK SEMBOLİK
2026 programına baktığımızda, İzmir için ayrılan ödeneklerde yine bir "iz bedel" (sembolik rakam) ve "ertelemeli yatırım" geleneğinin sürdüğünü görüyoruz.

ULAŞIM VE SANAYİDE DEV RAKAMLAR MI?
* Ankara-İzmir YHT: Projenin toplam maliyeti 101,5 milyar TL iken, 2026 için ayrılan pay 15,7 milyar TL. Hedef 2027 denilse de bu hızla bitiş çizgisi hala uzak.
* İzmir Limanı: Modernizasyon için ayrılan 100 milyon TL, Ege’nin ticaret kapısı için "kozmetik" bir müdahaleden öteye geçemeyecek gibi duruyor.
* Sanayi: Tire OSB’ye 750 milyon TL ayrılması sevindirici olsa da, Kınık ve Aliağa’daki bazı projelerin 2029’a kadar vadelendirilmesi, kentin sanayi ivmesini frenliyor.

TURİZM VE KÜLTÜRDE "EFES" TESELLİSİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Efes ve Bergama odaklı restorasyon hamleleri (Efes Karşılama Merkezi için 300 milyon TL, Efes Tiyatrosu için 200 milyon TL) takdire şayan. Ancak Alaçatı RES yenilemesi gibi stratejik bir enerji projesine ayrılan 25 bin 500 TL gibi komik rakamlar, yatırım programındaki ciddiyeti sorgulatıyor.

ANALİZ: İZMİR’İN "ÜVEY EVLAT" SENDROMU
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 yılı bütçesi 110 milyar TL olarak kabul edildi. Belediyenin tek başına ayırdığı yatırım bütçesi, merkezi hükümetin kente ayırdığı birçok kalemden daha yüksek. Bu durum, İzmir’in kendi yağıyla kavrulmaya zorlandığının en net kanıtı.
Sektör Öne Çıkan Proje 2026 Ödeneği
Ulaşım Ankara-İzmir YHT              15,7 Milyar TL
Kültür Efes Karşılama Merkezi      300 Milyon TL
Tarım Kemalpaşa Yiğitler Sulaması 250 Milyon TL
Sanayi Tire OSB Yatırımı                750 Milyon TL

MERKEZİ YÖNETİM SONUÇ 
 İzmir, 2026 yılında da Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmaya devam edecek. Ancak Ankara’nın İzmir’e bakışı "çok al, az ver" prensibi üzerine kurulu kaldığı sürece, kentin potansiyeli hep bir prangaya mahkum kalacak. İzmirli, ödediği verginin sadece "tadilat ve tamirata" değil, vizyoner projelere dönüşmesini bekliyor.

DIŞ KAYNAKLI YATIRIMLAR VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇIKMAZI
İzmir’in ulaşım tarihinin en büyük projesi olan Buca Metrosu, merkezi bütçeden pay beklemeden, tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi kredi itibarını kullanarak yarattığı bir "dış kaynak" başarısıdır. Ancak bu başarı, madalyonun diğer yüzündeki yapısal riskleri de beraberinde getirmektedir.
Kredi ile Yatırımın Sınırları Dünya genelinde hiçbir yerel yönetim, sadece borçlanma yoluyla sonsuza dek büyüyemez. Bugün İzmir’de karşılaşılan temel sorun; yatırım için alınan dış kredilerin geri ödeme yükü ile artan personel giderleri arasındaki makasın daralmasıdır. Personel maaşlarını ödemekte dahi zorlanan bir bütçe yapısı, "yatırımda sürdürülebilirlik" ilkesiyle çelişir. Borçla inşa edilen metrolar, işletme aşamasında yüksek personel maliyetleri ve verimsiz yönetimle birleştiğinde, belediyenin hareket alanını tamamen kısıtlayan birer finansal yüke dönüşebilir.
Çözüm: Nicelikten Niteliğe, Dijital Belediyeciliğe Geçiş Sürdürülebilir bir İzmir için artık "daha fazla personel" değil, "daha nitelikli hizmet ve dijitalleşme" dönemi başlamalıdır.
* Verimlilik Odaklı Dijitalleşme: Rutin belediye hizmetlerinin yapay zeka ve otomasyon sistemlerine devredilmesi, personel üzerindeki iş yükünü azaltırken operasyonel hataları minimize eder.
* Akıllı Kent Yönetimi: Trafikten atık yönetimine kadar her alanda veriye dayalı yönetim, maliyetleri %30'a varan oranlarda düşürebilir.
* İnsan Kaynağında Nitelik Dönüşümü: Sayıca şişkin bir kadro yerine, dijital çağa uyumlu, multidisipliner ve teknoloji kullanan az ama yetkin bir kadro ile hizmet kalitesi artırılmalıdır.

YEREL YÖNETİM SONUÇ 
 İzmir’in geleceği, devasa kredilerle yapılan fiziksel yatırımları, düşük maliyetli ve yüksek teknolojili bir yönetim anlayışıyla taçlandırmaktan geçmektedir. Aksi takdirde, yapılan metrolar gurur kaynağımız olurken; ödenemeyen maaşlar ve hantal belediyecilik anlayışı kentin en büyük engeli olmaya devam edecektir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika