İzmir'de Son Dakika
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Mardin’den İzmir’e bir gönül köprüsü: İşgalden İstiklal’e bir kentin ruhu
Mehmet Talat Şimdi
YAZARLAR
16 Şubat 2026 Pazartesi

Mardin’den İzmir’e bir gönül köprüsü: İşgalden İstiklal’e bir kentin ruhu

İnsan, doğduğu yerin kokusunu, lise yıllarına kadar soluduğu o kadim coğrafyanın izlerini ruhunda taşır. Benim için o izler Mardin’in taş sokaklarında şekillendi. Ancak kader, beni İzmir’in dokuz merkez ilçesinin her sokağını avucunun içi gibi bilen, bu kentin dokusuna aşık bir hizmetkar kıldı. Mardin’in kadim bilgeliği ile İzmir’in Akdenizli hoşgörüsü ruhumda öyle bir birleşti ki; ortaya bu eşsiz kente duyulan sarsılmaz bir sevda çıktı.

Bu sevdayı büyüten, onu entelektüel bir zemine oturtan ise değerli dostum, araştırmacı-yazar Yaşar Aksoy oldu. Onun hediyesi olan “9 Eylül’de İzmir’e Bayrak Çeken Kahramanlar” kitabını yeniden karıştırırken, kütüphanemin en nadide parçalarından biri olan 2005 basımı *“İstiklal Harbi Gazetesi”*ne (Ömer Sami Coşar) bir kez daha göz attım. Sayfaları çevirdikçe İzmir’in sadece bir şehir değil, bir milletin onur kavgası olduğunu yeniden hissettim.

Tarihin Acı ve Gurur Dolu Sayfaları

15 Mayıs 1919 sabahının gazetelerine baktığınızda, bir milletin nasıl bir aymazlık ve kahramanlık arasında sıkıştığını görüyorsunuz.

  • Hükümet İnanmıyor: Harbiye Nazırı Şakir Paşa, "İşgal haberlerine ehemmiyet vermeyin" derken, İzmir’in kaderi çoktan çizilmiştir.
  • Mustafa Kemal Sahneye Çıkıyor: Aynı günün sayfalarında Damat Ferit ile konuşan bir Mustafa Kemal Paşa portresi yükseliyor. Değişen Genelkurmay kadroları ve yaklaşan bir milli mücadelenin ayak sesleri...

Ancak 16 Mayıs 1919 tarihli nüshanın manşeti, bugün bile yüreğimizi sızlatıyor: "İzmir’de Katliam!" 15 Mayıs Saat 08.40’ta karaya çıkan Yunan kuvvetleri, metropolit tarafından takdis edilirken; şehir tecavüz ve yağmayla sarsılıyordu. İşte o karanlık sabahın içinden bir güneş gibi doğan Gazeteci Osman Nevres (Hasan Tahsin), Yunan Efzon Alayı’nın sancaktarını revolver kurşunuyla yere sererek ilk kıvılcımı çaktı. Süngü darbeleriyle şehit düşerken, İzmir’in asla teslim olmayacağını dünyaya ilan ediyordu.

Smyrna’dan İzmir’e: Binlerce Yıllık Miras

Peki, uğruna şehitler verdiğimiz, "Akdeniz'in Yıldızı" dediğimiz bu kentin adı nereden geliyor? İzmir’in bilinen en eski adı olan Smyrna, köklerini MÖ 3000’li yıllara kadar uzatıyor. Bu ismin kökenine dair anlatılar ise kentin karakteri kadar zengin:

  • Kimi bir Amazon Kraliçesi’nin adından geldiğini söyler,
  • Kimi Anadolu’nun kadim dillerinden süzülüp geldiğini,
  • Kimi ise bölgenin kıymetli bitkisi Myrrha (Mür) ile bağlantılı olduğunu savunur.

Kesin olan şu ki; Smyrna adı bu topraklarda Yunanlardan çok önce de vardı. Zamanla halkın dilinde yoğruldu, değişti ve bugünkü İzmir halini aldı.

Sonuç: Önder Şehir İzmir

Mardin’den İzmir’e uzanan bu yolculuğumda gördüm ki; İzmir sadece bir coğrafya parçası değildir. İzmir; hoşgörüdür, saygıdeğer şahsiyetlerin yetiştiği bir ocaktır ve ilklere imza atan bir liderdir.

Hasan Tahsin’in ilk kurşunu sıktığı o cesur ruh, bugün kentin her sokağında yaşamaya devam ediyor. Onu bir dünya kenti, bir Akdeniz yıldızı yapma emelimiz hiçbir zaman son bulmayacaktır. Çünkü İzmir, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de "Önder Şehir" olmayı sonuna kadar hak ediyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika