İzmir'de Son Dakika
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bülent Ecevit’in hümanist bakanı Suat Çağlayan ve Frenk Sokağı'nda Sonbahar…
Yaşar Aksoy
YAZARLAR
24 Ocak 2026 Cumartesi

Bülent Ecevit’in hümanist bakanı Suat Çağlayan ve Frenk Sokağı'nda Sonbahar…

Burhan Suat Çağlayan, Trabzon Dolaylı Köyü’nde 20 Ekim 1948 tarihinde doğmuş; bilim insanı, tıp profesörü, bürokrat ve siyasetçidir. 21. Dönem Demokratik Sol Parti (DSP) İzmir Milletvekilliği yapmış, Bülent Ecevit hükümetlerinde Kültür Bakanı olarak görev almıştır.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Çağlayan, GATA Çocuk Hastalıkları alanında ihtisasını tamamladı. SSK Tepecik Hastanesi Klinik Şefliği ve Başhekimliği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeliği, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

1999 Türkiye genel seçimlerinde DSP’den İzmir Milletvekili seçildi. 9 Temmuz 2002’de Kültür Bakanı oldu. 2017 yılında, Meral Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. 2019 Türkiye yerel seçimlerinde Çiğli Belediyesi Meclisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne üye seçilen Çağlayan, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 16 Nisan 2019 tarihli ilk toplantısında Meclis 2. Başkanvekili oldu.

Yaşadığı Batı Anadolu ve özellikle İzmir özelinde kültür ve sanat yaşamının sürekli izleyicisi ve etkin bir savunucusu olan Suat Çağlayan, edebiyat alanında da önemli eserler vermiş bir yazardır. Zeytin temalı fotoğraflarıyla çok sayıda sergi açmış, bu çalışmalarını içeren üç kitap hazırlamıştır.

(Başbakanlık yıllarında Bülent Ecevit ve Kültür Bakanı Suat Çağlayan..)

Yaklaşık 10 çocuk öyküsü ve romanı bulunan yazarın;
“Fındık Yaprağı”, “Göç Yarası”, “Tıbbiyeli Hikmet: Ya İstiklal Ya Ölüm”, “Umut”, “Sokak Kedisi Cerez”, “Ecevit’in DSP’sinde Siyaset Anıları”, “Hipokrat’ın Romanı”, “Sinopeli Diogenes”, “İmbatla Gelen Kadın Smyrna” ve son olarak “Frenk Sokağı’nda Sonbahar” adlı eserleri bulunmaktadır.

Basında çeşitli yerel gazetelerde seçkin yazıları yayımlanan Suat Çağlayan, benim de üyesi olduğum “Dağarcık Türkiye Düşünce Grubu” üyesi ve yazarıdır. Aynı zamanda Karaburun Ütopyalar Buluşmaları’nın da gedikli katılımcılarındandır.

HÜMANİST BİR BAKAN

Değerli bir dostum olan Prof. Suat Çağlayan’ın bana göre en önemli özelliği, gerçek bir hümanist, insanı ve doğayı merkeze alan bir aydın bilim insanı olmasıdır. Bu nedenle kendisine yalnızca saygı değil, derin bir sevgi de duyarım.

Bu özellik, her bilim insanında ya da her siyasetçide kolayca rastlanan bir insani nitelik değildir. Suat Çağlayan; DSP’de görev yaparken bir demokratik solcu olmanın, İYİ Parti’de görev yaparken ise bir demokratik milliyetçi olmanın ötesinde, temel kimliği hümanizm olan bir Cumhuriyet aydınıdır.

Bu nedenle, Bilgi Yayınevi tarafından yayımlanan son romanı **“Frenk Sokağı’nda Sonbahar”**ı büyük bir ilgi ve heyecanla karşıladım. Eski bir Bülent Ecevit hayranı ve idealist olarak kendisini içtenlikle alkışlıyorum.

(Prof.Dr.Suat Çağlayan)

FRENK SOKAĞI’NDA SONBAHAR

Suat Çağlayan, “Frenk Sokağı’nda Sonbahar” romanında; savaşlarla tükenen bir imparatorluğun çöküş sürecinde, çok kültürlü İzmir’in kaybolan belleğini ve kent vicdanındaki kırılmayı incelikli bir dille görünür kılıyor.

Tamara Pur’un,
“Frenk Sokağı sizin için bir anı mekânı mı, yoksa kaybolan bir zamanın simgesi mi?”
sorusuna Suat Çağlayan şu yanıtı veriyor:

“Her ikisi de… Frenk Sokağı yalnızca bir anı mekânı değil; zayıflayan kent belleğine ve kaybolan zamana duyulan özlemdir. Mekân yok olsa da, oraya sinmiş anılar —kimi hüzünlü, kimi eksik— bilinçaltında yaşamayı sürdürür.”

Çağlayan, İzmir’in yakın tarihine duyduğu ilgiyi aktarırken; yüzyıllar boyunca barış içinde yaşayan çok kültürlü İzmir toplumunun, emperyalist müdahalelerle nasıl parçalandığını da anlatıyor. Yahudi toplumunun, İzmir’in işgali sürecinde dostluğunu ve sadakatini koruyarak emperyalist oyunlara gelmediğini özellikle vurguluyor.

Roman, İzmir Yangını ile son bulan bir dönemi; hem kaybolan belleği hem de yaralanmış kent vicdanını anlatıyor. “Frenk Sokağı” çok kültürlülüğü simgelerken, “Sonbahar” metaforu yaşanan yıkımı temsil ediyor.

(Tamara Pur, Söyleşi, Şalom, 14 Ocak 2026)

(Frenk Sokağı’nda Sonbahar.. (Bilgi Yayınevi))

İZMİR YANGINI MESELESİ

Suat Çağlayan’ın bu önemli kitabındaki kilit cümle şudur:

“Kurtuluş Savaşı, yalnızca emperyalistlere değil, onların İzmir’deki işbirlikçilerine de büyük darbe vurdu; ancak sonunda İzmir de kaybetti: Müslüman, Yahudi, Rum ve Ermeni mahalleleri yakıldı.”

Ne yazık ki 1922 İzmir Yangını’nın faili olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Türk ordusunu suçlayan dış emperyalist çevrelerin yanı sıra, içeride de bu söylemi sahiplenen bazı yazar, aydın ve hatta İzmirli iş insanlarının bulunması ibret vericidir.

Bu konuyu, hümanist bir sosyal demokrat olan Suat Çağlayan’ın kaleminden okumak son derece değerlidir. Atatürk’ü ve Türk Kurtuluş Savaşı’nı “etnik temizlik” suçlamalarıyla yaftalayanların, kendi tarihlerine hümanist bir perspektiften bakmalarında büyük fayda vardır.

 

Ancak ne yazık ki, yakın zamanda kapalı bir toplantıda bir İzmirli yüksek burjuva iş insanının Atatürk’ü bu şekilde suçladığını duymak, hukukçu dostlarımın uyarısıyla beni derinden yaralamıştır.

Şunu açıkça ifade etmek gerekir:
İçinizdeki emperyalist zihniyetle hesaplaşmadan, kendinizi hümanist, laik ve dünya vatandaşı olarak tanımlayamazsınız.

Suat Hoca’nın kitabını ilgiyle okumaya devam edeceğiz.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika