Sevgili dostlar,
Bin iki yüz on beşte başlayan insanlığın demokrasi mücadelesinin git gide aşınmakta
hatta yok oluşa doğru gittiğini görmek bizim nesle nasip oldu maalesef.
Bir süredir bazı AB ülkelerindeki faşist partilerin iktidara gelmesi ve diğer AB
ülkelerinde de faşist partilerin git gide güçlenmesinin üzerine…
Trump’ın iktidarı ele geçirmesi demokrasi adına son derece ürkütücü oldu. Bizim
kuşak yani 78’liler her şeyin yanı sıra dünyada demokrasiyi de, özgürlükleri de, mücadele
azmini de, parlamenter demokrasiyi de gördüler.
Bu nedenle bugün faşizme, otokrasiye, teokrasiye, emperyalizme, kapitalizme en çok
dünyanın 68’lileri ve Türkiye’nin 68’lileri ile 78’lileri itiraz ediyorlar.
Bugün Avrupa’da demokrasinin aşınması beraberinde palyaço gibi liderlikleri de
getirdi. Bugünün Almanya, Fransa, İngiltere başbakanlarına bakınca, insan Churchill, De
Gaulle, Willy Brandt gibi liderleri arıyor. Yeniler arasında bence tek lider var o da İspanya
Başbakanı Pedro Sanchez. İtalya Başbakanı Meloni de kendi içerisinde tutarlı. En azından
faşist parti lideri ve biz bunu biliyoruz. Ayrıca Fransa, Almanya gibi ülkelerde ilk seçimlerde
faşist partilerin iktidara geleceğini de biliyoruz.
İnsanlığın 800 yıllık demokrasi deneyimi birkaç palyaço, birkaç faşist ve Trump
yüzünden gerilere gitmemeliydi. Ama buna politikacılar sebep oldular. Bugün dünyada ve
Türkiye’de en güvenilmez kurumların başında siyaset kurumu geliyor.
AB ülkelerinde çapsız politikacılar ve liderler varken Türkiye’de fırıl fırıl dönenler
bulunuyor. Bunları nasıl seçmişler nasıl milletvekili, belediye başkanı, belediye meclis üyesi
yapmışlar akıl sır ermiyor.
Aslında eriyor. Parayı basan düdüğü çalıyor. İdeolojiymiş, demokrasiymiş bunlar için
hepsi hikaye. Hele hele o partinin gerçek taraftarı olmayıp da başka partilerden
devşirilmişlerse daha da fırıldaklaşabiliyorlar. En ağır sözlerle yüklendikleri partiye bir
bakmışsın bir öğleden sonra kapağı atıveriyorlar. Tamam bunlar böyle de, bunları böyle
olduklarını bile bile seçtirenlere ne demeli.
Politika, siyaset kurumunun finansmanında bir araç olarak kullanıldığı sürece bu
durum kaçınılmaz olarak hep karşımıza çıkacak. Ceplerinde yeterince parası olmayanlar ateşli
birer üye de olsalar ne meclislere ne de başkanlıklara gelemeyecekler. Parası olan, ancak çaplı
olmayan, politikacılara hizmet edecekler.
Bu durum devam ettiği sürece de seçmenler bu tür politikacılara ceza vermek için
bugün olduğu gibi otoriter liderlere yönelecekler.
Bu durum dünyayı git gide daha büyük kaoslara, savaşlara, göçlere, açlığa, sefalete
götürecek.
O zaman…
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi
E mail; [email protected]