İzmir'de Son Dakika
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Basın özgürlüğü ve sermayesi kirli medya
Mustafa Yılmaz
YAZARLAR
3 Mayıs 2026 Pazar

Basın özgürlüğü ve sermayesi kirli medya

Dünyada 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü olarak anılıyor.
Gerçeklerin yaygın kitlilerce bilinmesini istemeyenler az ya da çok her ülkede var.
Bu baskı genellikle de iktidarlardan geliyor. 
Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın (TGS) verilerine göre ne yazık ki Türkiye'de de cezaevinde olan 14 gazeteci var.
Gazeteciler mesleklerini yaparken ciddi bir baskıyla karşılaşıyor. Şartlar ne yazık ki her geçen gün daha da ağırlaşıyor.

 

***
Ne yazık ki Türkiye’de gazetecilerin yaşadığı sorunlar bu kadar da değil. Mesleği içten içe kemiren, saygınlığını yok eden büyük bir sorun daha var.
O da basın kuruluşlarının sahiplik yapısı.
Son 10-15 yılda medyadaki sahiplik yapısı bambaşka bir görünüme kavuştu.
Geçen yıl Eylül ayında Haber Türk ve Show TV gibi Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarını bünyesinde bulunduran Can Holding’e operasyon yapıldı. Operasyonunun nedeni; Suç örgütü kurma, kara para aklama, kaçakçılık ve dolandırıcılık olarak açıklandı.
Geçen yıl el konan diğer bir medya kuruluşu da Flash TV ve Gain Medya oldu. Flash TV’yi içinde barından Payfix şirketi yasadışı bahis olaylarına karıştığı için el kondu. Gain Medya’ya el konma nedeni de; bu medya kuruluşunu elinde bulunduran Anahat Holding hakkında yürütülen "yasa dışı bahis", "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" ve "suç gelirlerinin aklanması" soruşturmasıydı.

 

***
Türkiye’de kara para aklamak, kaçakçılık, dolandırıcılık, yasadışı bahis gibi suçları işleyenlerin medyayı ele geçirme girişimleri gazeteciler için tam bir felaket.
İzmir’de de durum çok farklı değil. Adi suçlara karışan çok sayıda gazeteci olduğu iddiaları var. Üç sayfa adi suç kaydı olan kişilerin gazeteci titrini kullandığı hatta basın kuruluşu sahibi olduğu dile getiriliyor.
Dahası her geçen gün yenisi kurulan ve güçlenen medya yapılarının sermayeleriyle ilgili kara para aklama da dahil çok kuvvetli şüpheler var. 
Kentteki imarsız arazileri satın alıp çeşitli yollarla imara açtırıp rant kazanma peşinde koşanların medya sahipliğine yöneldiği iddiaları dolaşıyor.
Belediye başkanlarına baskı ve şantaj yapıldığı, sistemli olarak sindirme yayınları yapıldığı iddiaları da konuşuluyor.
Dahası da var ama zaten herkesin bildiği ve konuştuğu konuları tekrar tekrar yazmaya gerek yok.

 

***
İzmir’de basın sektöründe acilen bir “Temiz eller” kampanyasına ihtiyaç var.
Tüm basın kuruluşları sermaye kaynaklarını şeffaflıkla ortaya koymalı. 
Milyonlarca lira zarar eden basın kuruluşlarının bu zararını karşılayanların bunu hangi gerekçeyle yaptıklarını açıklama zorunluluğu var.
Dahası çok sayıda adi suç işleyen ve bu konuda mahkeme kararı bulunanların nasıl olup da gazetecilik yapmaya devam ettiği de açıklanmalı.
Kirli sermayeyle özgür basın olur mu?
Bu sorular bugün cevap bulmazsa yarın mutlaka bulur. Gerçeğin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir özelliği var.
Ama o güne kadar gazetecilik ne kadar zarar görür, o konuda da sanırım gazetecilik örgütlerinin biraz kafa yormasında fayda var.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika