İzmir'de Son Dakika
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bir Homeros gecesi ve İzmir’in gurur tablosu
Hürol Dağdelen
YAZARLAR
24 Ekim 2026 Cumartesi

Bir Homeros gecesi ve İzmir’in gurur tablosu

İzmir çok özel bir şehir.. Bunda hepimiz hemfikiriz. Türkiye topraklarında doğup büyüyen herkes, bir gün İzmir’de yaşamayı, Ege’nin İncisi’nde nefes almayı arzuluyor.

En çarpıcı örneği; üniversite öğrenimi görmek için İzmir’e gelen her bir genç, bu kentin büyüsüne kapıldığında, mezun olunca bırakıp gitmek istemiyor, hayatını İzmir’de kuruyor.

Peki neden çekici İzmir…

Havası, suyu, hoşgörüsü, körfezi, yaşam biçimi, ekonomik ve toplumsal değerleri, Avrupalı bakışı, özgürlüğe verdiği değer en başta…

Boyozu mesela… Ya da kumrusu…

Saat Kulesi, Hasan Tahsin’i, Kordon’u, Dario Moreno’su, Tanju Okan’ı, Sezen Aksu’su, İzmir’e adını veren Amazon Kraliçesi Smyrna’sı..

Ve de Homeros’u…

Evet Homeros... Bir felsefi kimlik… Antik çağdan çok ünlü bir ozan…

İzmir’de doğup büyümüş,  fikirlerini, hayat görüşünü bu topraklarda şekillendirmiş bir dünya değeri…

Bornova’da adına bir vadisi var.

Peki kimdir Homeros, daha ayrıntılı tanıyalım:

***

Homeros, Antik Çağ’da yaşamış efsanevi İyonyalı bir ozan, bir düşünür, fikir adamı… Batı edebiyatının ilk ve en büyük eserleri arasında kabul edilen İlyada ve Odysseia destanlarının yazarı veya derleyicisi olarak bilinir. Antik İyonya bölgesinde, günümüzdeki İzmir (Smyrna) civarında doğup yaşadığı kabul edilir. İlyada ve Odysseia destanlarıyla özdeşleşen ve milattan önce 8. yüzyılda yaşadığı kabul edilen Homeros'un, antik çağ yazarları Herodot, Strabon ve Pausanias'ın anlatılarında Smyrnalı (İzmir'in antik dönemdeki adı) olduğu aktarılıyor.

Homeros'un İzmir ile bağı, antik kaynaklar ve arkeolojik bulgularla tartışılıyor. [1/28] Antik dünyanın en önemli ozanlarından Homeros'un İzmirli olduğu yönündeki görüş, yazılı kaynaklar ve arkeolojik buluntular ışığında yeniden değerlendiriliyor. Homeros'un Melesigenes adıyla da anılması, İzmir'deki Meles Çayı ile ilişkilendirilen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. "Meles'in oğlu" ve "Meles'in doğurduğu" anlamına gelen Melesigenes adının, Homeros'un İzmir bağlantısına ilişkin anlatılarda yer aldığı belirtiliyor.

Büyük ozanın İlyada ve Odysseia destanlarında kullandığı İyon ve Aiol lehçeleri de Bayraklı Smyrna'sının bulunduğu coğrafyayla ilişkilendiriliyor. Homeros'un İzmir'le bağlantısını ortaya koyan unsurlar arasında Smyrna sikkelerindeki tasvirler ve İzmir'in Menderes ilçesindeki Klaros Kutsal Alanı'nda bulunan heykel de yer alıyor.

***

Görüldüğü gibi Homeros bir İzmirli… İzmir’in bir değeri…

Onu yaşatmak ve geniş kitlelere anlatmak, dünyadan milyonlarca turisti İzmir’e çekebilmenin en önemli unsurlarından biri…

Peki bunu yapabiliyor muyuz?

Bence hayır..

Çünkü olaya başka türlü bakılıyor bu ülkede… Etnik köken çılgınlığı, böyle bir değeri korumanın çok ötesine geçiyor.

Bu yüzden bütün yapılanlar sözde kalıyor. Olayın özünü bilen birkaç kişinin dışında da Homeros’u yaşatma çabası gösteren yok.

Bir Egeli değer adına, ne büyük bir kayıp.

Oysa Anadolu bir uygarlıklar mozaiği… Önce bunu kabul etmemiz gerekiyor.

***

İşte Homeros’u, geçmişten günümüze yaşatmaya çabalayan, tarihçilerin araştırmalarına değer katan, onları kamuoyuna tanıtan isimlerden biri de bir gazeteci…

Sevgili Mehmet Kurt…

Bin bir emekle çıkardığı, “İzmir’imizin bir kültür yayını olsun” diye çaba gösterdiği Bizimİzmir’in her yıl baş konusu Homeros’tur…

Derginin her yıl düzenlediği ve çalışmalarıyla İzmir’e değer katan isimleri ödüllendirdiği gecenin ismi de “Homeros ödülleri”dir.

Mehmet Kurt,  bu özel etkinliği 5 yıldır, yaşadığı her türlü zorluğa karşı, düzenli olarak gerçekleştiriyor ve İzmir’in kültürel yaşamına inanılmaz bir değer katıyor.

Bu özel çaba, İzmir için üreten, düşünen insanlara da teşvik oluyor.

Mehmet Kurt’la aynı gazetede çalışmadık belki ama mesleki açıdan birçok kez farklı platformlarda bir araya geldik.

Örneğin onun Ege Magazin Gazetecileri Derneği başkanlığı sürecinde yanındaydım. Birçok çalışmasına tanık oldum,  gazeteci arkadaşlarına sahip çıkmasına, derneğin sorunlarını çözmesinde…

Bu yüzden onu bu beş yıllık süreçte düzenlediği her Homeros gecesinde yanında olmaya çalıştım.

Önceki gece Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen 5. Homeros Ödülleri töreninde de yerimi aldım ve gece boyu yaşanan gelişmeleri keyifle izledim.

Mehmet Kurt çalışkan bir insandır, başarılı bir gazetecidir. Ödül törenini hakkıyla düzenlemek adına çok yorulduğunu ancak bundan gurur duyduğunu da gözlemledim her şeyden önce…

.İşte 5. Homeros Ödülleri'nin sahipleri: Hülya Savaş, Cengiz Özkan, Nalan Altınörs, Murat Cem Orhan, Fahri Sever, Cahit Koççoban, Poff. Dr. Beril Anılanmert, Osman Akbaşak, Oğuz Tümbaş, Orhan Belge, Prof. Dr. Emin Karaca, Hayrettin Uçak, Gülfer Keskin, Neşe Can Hürtürk, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Mehmet Sepil, Aykut Fırat, Yasemin Reşitoğlu, Aylin Süphandağlı ve Altan Altın. Gecnenin sunucuları, Aylin Akdoğan ve Tufan Candemir. 

Bir iki ufak aksaklık dışında, her şey yolunda gitti. Neredeyse 150 kişiden oluşan seçici kurulun belirlediği adaylara ödülleri verildi.

Sunum çok iyiydi, Homeros heykelciği olarak tasarlanan plaketler de…

Neredeyse salonun tamamı doluydu ve her ödül alan kişi, konuklarca dakikalarca alkışlandı.

İşte bu özel an… Ödül sahibi olan kişilere verilen bir değerin nişanesi..

Gecenin manifestosu ise şu satırlarda gizli…

“Bizimİzmir Homeros Ödülleri, İzmir'e duyulan sevdanın, kültüre ve sanata katkıda bulunanları onurlandırmak amacıyla vücut bulmuş halidir. Her yıl, edebiyat, sanat, kültür ve toplumsal hafıza alanında İzmir'e değer katan isimleri yüceltmek için bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilen bu ödüller, kentin kültürel belleğine bir saygı duruşu niteliğindedir.”

Aynen öyle… Hele bir de İzmir’in bir değeri olan Homeros adını taşıyınca, daha büyük bir anlam taşıyor.

***

Gecenin en güzel anlarından biriyse, İzmirli genç bir arp sanatçısı olan Zeynep Duru Güleç’in sunduğu mini konserdi.

Onun narin ellerinin arp’in tellerine her dokunuşunda salonda çıt çıkmadı.

Sanatçıya saygının en güzel anıydı yaşanan…

Kendimi o an Viyana’da bir konser salonunda hissettim.

Sevgili Zeynep, Mehmet ağabeyinin hatırını kırmamak adına, sadece bu gece için eğitim gördüğü İsviçre’den kalıp gelmişti.

İyi de etmiş…

Teşekkürler Zeynep kızımız, ellerin dert görmesin.

Gecenin sonunda ise Nalan Altınörs’ün söylediği “Memleketim” şarkısına salonun tamamının ellerinde bayraklarla eşlik etmesi görülmeye değer bir sahneydi.

***

Sözün özü, Mehmet Kurt’un büyük emeklerle, özveriyle düzenlediği Homeros geceleri, İzmir’e yakışan vefa bilincinin vücut bulmuş halidir.

Teşekkürler Mehmet Kurt ve onunla birlikte bu çabaya omuz veren tüm basın emekçileri…

İzmir sizlerle gurur duyuyor.

------------

24.10.2026

Hürol Dağdelen

[email protected]

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT MAGAZİN SPOR RÖPORTAJLAR GENEL
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 İzmir'de Son Dakika